Şu anda piyasa verileri güncelleniyor. Lütfen kısa bir süre sonra tekrar deneyiniz.

  • ANASAYFA
  • GÜNDEM
  • Bir Otobüsü Sefere Çıkarmanın Bedeli 60.000 TL’yi Geçti: Sektör Kâr mı Ediyor, Kan mı Kaybediyor?

Bir Otobüsü Sefere Çıkarmanın Bedeli 60.000 TL’yi Geçti: Sektör Kâr mı Ediyor, Kan mı Kaybediyor?

akaryakıt problemi

Mazot 100 liraya dayanırken şehirlerarası taşımacılıkta yeni bir dönem başladı. Firma sahipleri artık farklı bir soruyla uğraşıyor: Sefere çıkmak mı daha pahalı, çıkmamak mı?

Bir rakam var, sektörün tüm tablosunu özetliyor:

60.000 TL.

Bu, bugün itibariyle şehirlerarası bir otobüsün deposunu tamamen doldurmanın maliyeti. Daha yola bile çıkmadın. Şoför yok, lastik yok, bakım yok, sigorta yok, otoyol yok. Sadece depo.

Mazotun 100 TL sınırına yaklaşması, şehirlerarası taşımacılık sektöründe bir kırılma noktasına işaret ediyor. Bu noktada sektörün kendisi de yeni ve rahatsız edici bir soruyla yüzleşmek zorunda kalıyor.

Sefere Çıkmak mı Daha Pahalı, Çıkmamak mı?

Normal koşullarda bu sorunun cevabı belliydi. Otobüs yolda para kazanır, garajda para kaybeder. Ama bugün bu denklem tersine dönmeye başladı.

Yakıt giderinin üzerine şoför maaşı, araç bakımı, lastik değişimi, zorunlu sigorta ödemeleri, otoyol ve köprü ücretleri eklendiğinde bir seferin toplam maliyeti firma sahiplerini ciddi biçimde zorluyor. Üstelik sefer başına elde edilen gelir bu maliyetleri her zaman karşılamıyor. Doluluk oranı düşük olduğunda zarar kaçınılmaz hale geliyor.

İşte tam bu noktada ortaya çıkan tablo sektör açısından son derece kritik: Bazı güzergahlarda ve bazı saat dilimlerinde bir otobüsü garajda bekletmek, o otobüsü yola çıkarmaktan daha düşük maliyete neden olabiliyor.

Ama Garajda Da Para Gidiyor

Burada önemli bir detay var. Otobüsü çalıştırmamak sorunu çözmüyor.

Araç dursa da sigorta ödemeleri sürüyor. Kredi taksitleri sürüyor. Terminal giderleri sürüyor. Yani firma sahibi hem sefere çıkıp zarar edebiliyor, hem de çıkmayıp zarar edebiliyor.

İki tarafı da keskin olan bu tablo, sektörde çıkış yolu bulmayı her geçen gün daha zor hale getiriyor.

Rakamlar Zaten Çok Şey Söylüyor

Bu tablo teorik değil. 2026 yılı boyunca şehirlerarası otobüs sektöründe 5 köklü marka konkordato sürecine girdi. Nilüfer Turizm'e ait 95 araç satışa çıkarıldı. Yılın başından bu yana yaşanan bu gelişmeler, aslında mazot fiyatlarındaki artışın yalnızca son perdesi.

Sektör temsilcileri durumu açık bir şekilde ifade ediyor: Gelirler giderleri karşılamıyor. Ve bu süreç devam ederse yakın gelecekte bazı güzergahlarda sefer bulmanın mümkün olmayacağını söylüyorlar.

Sonunda Faturayı Kim Ödüyor?

Yolcu.

Firma zarar ettiğinde iki şey yapabilir: Ya seferi iptal eder ya da bilet fiyatını artırır. Türkiye'de otobüs bileti fiyatları son iki yılda yüzde 30'un üzerinde arttı. Sefer sayıları ise aynı oranda azaldı.

Mazot fiyatlarındaki artış devam ettiği sürece bu tablonun tersine dönmesi için somut bir gerekçe görünmüyor.

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.