Şu anda piyasa verileri güncelleniyor. Lütfen kısa bir süre sonra tekrar deneyiniz.

  • ANASAYFA
  • GÜNDEM
  • Turizm taşımacısından ‘belge ücreti’ adı altından haraç alınıyor!

Turizm taşımacısından ‘belge ücreti’ adı altından haraç alınıyor!

Mustafa Yıldırım

NASIL baktığın çok önemli... Sektörün sorunları neler diye baktığınızda, sayfalara sığmayacak kadar çok. Tabi haliyle çözümü de bir o kadar karmaşık, çapraşık ve içinden çıkılamaz bir halde. Bu yüzden de ne kadar konuşsak, ne kadar ortak akıl yürütsek de çözüme ulaşamıyoruz.

Nasıl baktığınız önemli dedi ya, işte bundandır. Baktığınızda sorunların temelinde, mevzuatlar arasındaki derin çelişkiler yatıyor.  Otobüs sektörü, bir yandan insan ulaşımı kadar önemli bir görevi yerine getirirken, diğer taraftan da iktisadi bir faaliyet yürütüyor. Tüm bunlardan dolayı, pek çok bakanlığı yakından ilgilendiren bir sektör. İçişleri Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ve hatta Milli Eğitim Bakanlığı’nın faaliyet alanında yer alan bir sektörüz.

Her bakanlık bizi bir yere çekerse, iş yapamaz hale gelebiliyoruz. Her birinin kendisine ait mevzuatları var, ama söz konusu biz olunca bu mevzuatlar örtüşmüyor ve hatta çatışıyor ve tam zıddı olabiliyor.

Dolayısıyla bu mevzuatlar arasındaki çelişki ve çatışma sona ererse, bir birini tamamlar bir hale getirilirse, pekçok sorunumuz kendiliğinde çözüme kavuşur. Son zamanlarda bu çatışmanın faturasını zor zahmet turizm taşıma faaliyetini göstermeye çalışan esnaf ve işletmecilerimiz ağır bedellerle ödüyor. D2 belgesi ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı uhdesinde çalışan ve tüm vergiler hariç ayrıca belgelere büyük paralar ödeyen turizm taşımacıları, bir de belediyelerin dayatmalarıyla karşı karşıya. Sorun yıllardır devam ediyor.

Ne yapsak ne etsek, arşınlanmadık kapı bırakmasak da, bir türlü çözüme ulaşamıyoruz. Net: Biz Ulaştırma Bakanlığı’na bağlıyız, ödemelerimiz, kurallarımız ve çalışma şeklimiz de bakanlığının bize buyurduğu şekilde olur. Belediyeler kalkıp bize belge zorunluluğu getiremez; hem de büyük maliyetler karşılığında. Ben, artık gelinen noktada sorunun çözümü, sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla olacak gibi görüyorum. İlgili diğer tüm bakanlıklara söyledik, ama onları biz bir araya getiremiyoruz, getiremeyince de herkes kendi kararını uyguluyor...

Burada altını kalın çizgilerle çiziyorum; 5216 sayılı yasa Büyükşehir Belediyelerine, turizm taşımacısından şu veya bu belge adına haraç alma yetkisi veriyor mu? Evet net söylüyorum; büyükşehir belediyelerini aldığı bu paraları ben bunu haraç olarak görüyorum.

Bizimle hiçbir bağlantısı yok! D2 belgeli araçlar turizm taşımacılığında kullanılan; şekli ve yapısı Ulaştırma Bakanlığı tarafından belirlenen araçlardı.  D2, B2 belgeli araçlar bunlar ulusal belgeye sahiptir ve ulusal dolaşıma açıktır. Pek çok ilde bu belgenle engelsiz bir şekilde taşımacılık yapabiliyorsun; ancak İstanbul sınırlarına girince İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne haraç veriyorsun, ‘vermezsen yolcu taşıyamazsın’ diyor taşımacılara...

Dahası var; yarın öbür gün Ankara Büyükşehir Belediyesi, İzmir Büyükşehir Belediyesi, Bursa Büyükşehir Belediyesi ve peşinden de diğer büyükşehir belediyeleri de çıkıp ‘İstanbul alıyor da niye biz almayalım’ diyecekler...

Anlayacağınız bu işin sonunda, iş yapamaz hale gelecek olan turizm taşımacıları ‘al anahtarı sen çalıştır’ diyecek belediyelere! Bu haraç! Başka düşünen varsa, bunu bana izah etsin... Hakkı olmayanın senden para alması, kanuni değil, zorla alınan haraçtır. Haraç da; bunun da insafı olmalı! Haraç ödemek insanın onuruna dokunur. Geçen sene turizm taşımacıları ‘Yol güzergah belgesi’ için 614 lira öderken, rakam 2026 için tam 10 bin liraya çıkarıldı.

Bunun kaç kat bir artış olduğunu hesap makineleri söyler. Keza ‘Şoför Kartı’ bedeli 600 lira iken 2026 yılı için tamı tamına 15 bin liraya çıkarıldı. Yahu bunlar turizm taşımacıya ne sanıyor, ne kadar kazandıklarını düşünüyorlar da yüzde 1.500’lere varan artı yapıyorlar! 50 tane şoförü olan bir turizm taşımacı firması, araçları dahil belediyeye milyonu aşan bir para ödeyecek...

Bu adamlar en az bu kadar da belge ve çalışma izni için bakanlığa zaten vermiş. Eti budu ne ki benim taşımacımın! Burada bir başka acayiplik de var: Aynı İstanbul Büyükşehir Meclisi, İstanbul’da servis taşımacılığı faaliyeti veren taşımacılara, bol keseden fatura kesmemiş, onlara uygulanan zam oranı yüzde 30 ile sınırlı kalmış.  Örneğin taşıma araçları için daha önce 640 lira olan belge ücreti, sadece 800 liraya çıkarılmış.  Dedim ya galiba turizm taşımacılarımız gani gani para kazanıyor, bizim bundan haberimiz yok; ama ne hikmetse belediyenin haberi var!

Turizm araçları, otogarda çalışan servis araçları 10.000 lira parayı nasıl ödeyecek! Bu kime yansıyacak, sonuçta vatandaşa yansıyacak. Onun için bunlar alışkanlık haline geliyor ve giderek yeni yeni birtakım icatlar bulup ‘nasıl para alırız, nereden alırız, bütçeyi nasıl denkleştiririz’ denklemi öne çıkıyor.

8+1: KANGRENE DÖNÜŞEN SORUN!

2016 yılında Avrupa Birliği’nin aldığı bir karar var, bu karara göre 8+1’ler artık otobüs sınıfından çıkartıldı 9+1 oldu.  Avrupa standartlarında Türkiye’nin de taraf olduğu mevzuatlar gereği 8+1 araçlar artık otobüs sınıfından çıkartılmış durumda. Buradan da Ulaştırma Bakanlığına şöyle bir talepte bulunuyoruz diyoruz ki: Türkiye’de 14.000 tane 8+1 araç var son üretilenleri ne bilmiyorum 14.000 aracı çöpe mi atacak bu insanlar!

2011 yılı öncesindekileri Ulaştırma Bakanlığı geçici olarak düzenleme yaptı ama bu yeterli değil. 14.000 araç şu anda ne yapıyor biliyor musunuz, siz bunlara haklarını vermediğiniz takdirde: Korsan taşımacılık yapıyor şehir içinde Beylikdüzü’nden Trakya’ya, İzmit’ten İstanbul’a, Bursa’dan İstanbul’a tarifeli taşımacılık yapıyor. Uzun tarifeli taşımaları da kayıt dışı yapıyor. Haksız rekabetin unsuru oluyorlar.

Onun için biz Ulaştırma Bakanlığından şöyle bir düzenleme isteyebiliriz, bilmiyorum yapabilirler mi: 8+1 araçların lüks otomobil sınıfında motor hacmi şartı dayatmaksızın ekonomi sınıfında belgelere kaydına müsaade edersiniz otomobil olarak kullanmamızın önü açılır. Şu anda Türkiye’de maalesef motor ve otobüslerin en çok tercih ettiği aile boyu araçlar 8+1 araçlar.

Bunların turizm belgesi olmadığı için bunlar korsan taşıma yapıyorlar. Korsana uygulanan ceza çok düşük olduğu için korsana teşvik yasası olarak uygulanıyor şu anda. Bu konuda denetimlerin arttırılması lazım, yaptırımların arttırılması lazım ve bağlayıcı olması lazım.

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.