Otobüs kaptanlığı sorunu memleketin sorunu olarak görülmeli « Güle Güle Gazetesi

23 Nisan 2024 - 17:36

Otobüs kaptanlığı sorunu memleketin sorunu olarak görülmeli

Otobüs kaptanlığı sorunu memleketin sorunu olarak görülmeli
Son Güncelleme :

14 Kasım 2022 - 14:16

130 views

İSTANBUL Ticaret Odası (İTO) seçimleri yapıldı. Temsil edildiğimiz 23 nolu Meslek Komitesi seçimini grubumuz açık ara farkla kazandı. Ben buradan bize oy veren bütün meslektaşlarıma teşekkür ediyorum. Bu Ticaret Odası organ seçimleriydi. Şimdi başkanlık seçimleri var, mazbatalar var, bu süreçleri takip edeceğiz ve biran önce göreve başlamak için hazırlık yapıyoruz.

22. ve 23. meslek grupları olarak, aynı bakanlığa bağlı, aynı mevzuata tabi olan gruplar olarak iç içeyiz. Sektörlerimizin sorunlarını İstanbul Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde gündeme getireceğiz ve çözmek için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. 22 ile 23. Meslek komitelerinin aslında çok sayıda ortak konusu var. Bu konuda ortak bir çalışma grubu oluşturarak, yolumuza devam edeceğiz.

Seçimlerin İstanbul’da ticaret yapan oda üyelerimize, meslektaşlarımıza, sektörümüze hayırlı olmasını diliyorum. 30 Kasım’da İstanbul’da TOBB Sektör Meclisi toplantısı yapacağız, bunun duyurusunu yaptık. Sizin aracılığınızla bütün meslektaşlarımızdan sorun ve çözüm önerileri şeklinde taleplerini bekliyoruz. Gündeme koymak istedikleri konulara açığız. Sektör portalı üzerinden bize önerilerini gönderebilir. Toplantı, meclis üyeleri ve diğer değerli meslektaşlarımıza da açık bir platform. Bu toplantıyı yapma nedenimiz, birden fazla bakanlığı ilgilendiren sorunlarımızı gündeme getirmek. Özellikle İçişleri Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Sanayi Bakanlığı gibi ilgili bakanlıkların yetkililerini oraya çağırarak, 2918’in ek maddeler ile ilgili verilen cezaların önlenmesi, mevzuatlardaki çelişkilerin giderilmesi konularını gündeme getireceğiz.

Onun dışında yönetmelikte çok ciddi bir süreç yaşıyoruz. Üç tane toplantı yaptık, onlar gündeme geldi. Bakanlık yetkilileri ile görüştük. Onlar hazırlıklarını tamamladıklarını söylediler ve bu bir final toplantısı olacak. Ayrıca da 2022’nin son Sektör Meclisi toplantısı olacak. Bu toplantıda bugüne kadar konuşulan konuları değerlendireceğiz. Hazırlıklarımızı değerlendireceğiz, konuşacağımız konuları gündeme getireceğiz ve muhtemelen aralık ayında inşallah bir aksilik olmazsa yönetmelik çalıştayınınsonucusunu yapacağız. Buradaki niyetimiz 2023 yılına girerken mevzuatla ilgili sorunlarımızın büyük bir ölçüde çözülmesi, mevzuatlar arası çelişkilerden çekilen mağduriyetlerin giderilmesi için yönetmelikteki düzenlemeleri yapmaya çalışacağız. Bakanlık yetkilileri, Düzenleme Genel Müdürümüz ve ekibi ile beraber bunları görüştük, onlar da çalıştıklarını söylediler. Biz de final taleplerimizi oraya taşımaya çalışacağız.

Kaza eşittir şoför, şoför eşittir kaza

GEÇEN hafta içinde talihsiz kazalar yaşadık . Bu kazalarda insan unsuru öne çıkıyor. Şoför sorunu, sektörümüz adına giderek büyüyen bir sorun haline geldi. Buna çok acil çözüm üretmemiz lazım. Türkiye’de trafik kazalarını önlemek konusunda İçişleri Bakanlığı ile çok iyi bir dönem yaşadık. Ölümlü kazalar yüzde 50 oranında azaltıldı ama yeterli mi değil. Daha da ileriye gidilmesi için, ‘sıfır kaza’ hedefini tutturmak için atılması gereken adımlar var. Burada kusur, her zaman asli olan şoförde. O zaman şoför sorununu çözmek lazım. Dediğim gibi şoför sorunu giderek büyüyen bir sorun haline geldi. Bunun nedenlerini defalarca anlattık. Yine anlatmakta fayda görüyorum.

İçişleri Bakanlığı’nın, Ulaştırma Bakanlığ’ının ilgili diğer bakanlıkların bu konuda adım atmalarını bekliyoruz. Şoförlerin bir kere çalışma şartlarını iyileştirmemiz lazım. Çalışma ve dinlenme koşullarının iyileştirilmesi lazım. e-denetim sistemlerinde çok ciddi bir imkân var. Devlet bu e-denetim sistemlerini çok etkin bir şekilde kullanmaya başladı. Onun için devletin denetimi yetmiyor. Öncelikle  firmalarımızın sorumluluğu; eğitimli, nitelikli şoför almak ve ondan sonra da çalışırken onu denetlemekten geçiyor. Firmalarımız bu sorumluluğu almadığı müddetçe, kazaların önüne geçmemiz mümkün değil. Maalesef üzülerek izliyoruz; kaptan koltuğunda telefonla konuşan, mesaj çeken şoförler var. Bunlar, bir anlık dalgınlıkla onlarca insanın yaralanmasına ölmesine hatta kendi ölümlerine neden oluyorlar. Arkadaşlarımızın da sorumlu davranması lazım.

Onlara mesaj veriyorum ben. Yani her şeyi devletten beklemeyelim. Tamam denetimi devletten bekleyelim, ama firma olmanın gerekliliklerinden bir tanesi de mesleki yeterliliktir. Mesleki yeterliliğin de içinde mutlaka firmalarımızın kendi otokontrolünü, otokritiğini yapması lazım ve şoförleri denetlemesi lazım. Özellikle şoförleri diyorum.

Çünkü şoför can taşıyor, bizim sorumluluğumuzu taşıyor. Hepimizin sorumluluğunu taşıyor, kendi sorumluluğunu, ailesinin sorumluluğunu yolcuların ve firmaların sorumluluğunu taşıyor. Onun için sürücü eğitimlerinin farklılaştırılması lazım.

Dediğim gibi çalışma ve dinlenme koşullarının iyileştirmenin yanında, şoförlük mesleğinin özendirici bir maaş düzeyine taşınması lazım. Onun için bugünkü rakamla kaptanların minimum 7.500 lira ücret alması lazım. Onlara artık kesinlikle otobüs kaptanı dememiz lazım. Bunun mesleki yeterlilik kurumunun tanımlaması lazım. Otobüs kaptanı 40 tane insanı taşıyan, can taşıyan bir sorumluluk alıyor.

Şoför deyip geçmemek lazım. Onlara bir statü kazandırmak lazım. Bu statünün yanında da ekonomik koşulları iyileştirmemiz lazım, cazip hale getirmemiz lazım. Yeni dönemle şoför maaşlarını 9 bin ile 10 bin liralara getirilmesi lazım. Çünkü şoför olmazsa taşıma olmaz, ulaşım olmaz.  Onun için  en önemli unsur olan şoförün bütün koşullarını iyileştirip özendirici hale getirmemiz lazım.

İBB bir hamle başlattı. Bayan şoförlerin sayısını giderek artırıyor. Çok güzel bir şey bu. Burada tatmin edici ücret de veriliyor. Haliyle bu durum bayanların da hoşuna gidiyor. Bizim de şoför konusunu çözmek için maaşlarını ve çalışma şartlarını iyileştirmemiz gerekiyor. Şoförlük mesleğini, yeniden sevilen, saygı duyulan bir meslek haline getirmemiz lazım. Yoksa hep konuşuruz, havanda su dövmeye devam ederiz. Yorgun şoför, niteliksiz şoför, sağlıksız şoför, dinlenmemiş şoför kaza nedenidir. Bunları bizim önlememiz lazım. Bunları önlemenin yolu da İçişleri Bakanlığı ve Ulaştırma Bakanlığı ile konuşup, firmalara iş denetim sisteminin mutlaka kurma zorunluluğunu getirmemiz lazım.

Bunun başında orta ve üst düzey yöneticiler için ODY – ÜDY belgesinin zorunlu hale getirilmesi lazım. Firmaların akıllı sistemlerle devlete entegre olarak sürücülerini denetleyen bir yapı oluşturulması lazım. Çünkü en büyük sorumluluk firmaların. Bugün 6 kişinin can verdiği bir kazada, firmaya gelen sorumluluk çok ağır. Tabii işin maddi boyutu bir tarafa, bir de manevi boyutu var; 6 tane insanın canına kıyılıyor. Neden, bir şoförün hatasından dolayı. Bütün bunları değerlendirmekte yarar var.

Ben önümüzdeki dönem şoför sorununun köklü bir şekilde ilgili bakanlıklar tarafından ele alınması, sektör ile bu konuda istişare edilmesi ve bir istişare kurulu oluşturulması gerektiğini düşünüyorum. Bunu çözmemiz lazım. Aksi taktirde kazalar daha çok konuşulur, konuşmaya ve üzülmeye da devam ederiz. Dinlenmemiş yorgun şoför, niteliksiz şoför, eğitimsiz şoför sektörün sorunu, Türkiye’nin sorunu ve  dünyanın sorunu haline gelmeye başladı. Türkiye’nin bu konuda adım atması lazım. Biz sektör olarak hazırız. Bu konuda eğitim pistlerinin geliştirilmesi lazım.

Sürücü sınavlarına, sürücü eğitimi veren kurumların niteliklerinin artırılması lazım. Özellikle otobüs şoförü, kamyon şoförü, ağır vasıta şoförü, ticari şoförlerinin ehliyetlerine bir fark getirilmesi lazım.

Ehliyetleri farklı ama eğitimleri farklı değil. Onların nitelikli hale getirilmesi lazım. SRC eğitimlerinin arttırılması lazım, sınav sisteminin değiştirilmesi lazım daha birçok konu var. Dediğim gibi kaza eşittir şoför, şoför eşittir kaza… Şoför sorunu çözülürse, kazaları önleme oranları çok daha aşağılara çekilebilir. Kaza sayıları çok daha aşağı sayılara getirilebilir. Bence trafik güvenliği eylem planının ana unsuru olan şoförü de işin odağına koyup, onu da değerlendirmek lazım. Yoksa çok güzel çalışmalar yapıyoruz. İçişleri Bakanlığı, Trafik Başkanlığı hakikatten Türkiye’de örnek çalışmalar yapıyor. Türkiye, kazaları önleme konusunda dünyaya örnek bir ülke haline geldi. Yeterli mi hayır değil. Onun için şoför konusunu ana tema haline getirip bunun üzerine çalışmamız lazım.

Kira ve çıkışlar kontrol altına alınmalı

YILBAŞI geliyor, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve otogar yönetimi ile bazı görüşmeler yapıyoruz. Pandemiden yeni çıkmış durumdayız. Sıkıntılı bir süreç yaşadık, yaşamaya da devam ediyoruz. Kış sezonundayız ve sektörde yolcu sayısı git gide azalıyor.

Taşıma fiyatları da aşağılara doğru gidiyor. Onun için otogardaki kiraların ve çıkış ücretlerinin kontrol altına alınması lazım. Özellikle burada Ulaştırma Bakanlığı’ndan, İzmir Ulaştırma Bölge Müdürlüğü’nden İzmir Otogarı çıkış fiyatlarını 250 liraya çekmesini bekliyoruz. Otobüslerin park ücretlerinin de saatte 7 liradan 2 liraya düşürülmesi lazım.

Zaten aralık ayının içinde yap-işlet-devret süresi sona eriyor. Otogar belediyeye geçecek. Bu konuda da bakanlığın gerekli uyarıyı yapması lazım. Otogar yönetiminin yayınlanmamış bir fiyatla alması doğru değil, bu kadar yüksek otopark ücreti alması doğru değil. Defalarca uyardık, ‘tamam’ dediler ama henüz çözülmedi. Bu konuda da Düzenleme Genel Müdürü’nün, İzmir Bölge Müdürlüğü’nün gerekli müdahaleyi yaparak bu ağır faturayı sektörümüzün sırtından kaldırmaları lazım. Keza İstanbul Otogarı’nda da kiraların makul seviyede tutulması lazım.

Sefer sayıları, yolcu sayıları, fiyatlar aşağıya doğru gelirken, maliyetler yukarıya doğru gidiyor. Otogarı işleten şirketlerin de işinin zor olduğunu biliyoruz. Onların da enerji maliyetleri, personel giderleri, her türlü giderleri artıyor. Ama sektörün durumu kötü.

Bu sektörün ana teması otobüstür. Otobüs yaşamazsa, kimse yaşamaz. Onun için kiraların aşağıya doğru gelmesi lazım, arttırılmaması lazım. Daha doğrusu biz Büyükşehir Belediyesi’nden kira zamlarının gelecek mayıs veya haziran ayında yapılmasını bekliyoruz. Bu konuda destek bekliyoruz, sıkıntılı bir süreçten geçtik.

Talebimiz budur bizim, kiraları haziran ayına girerken arttıralım. Çünkü önümüzde 6 aylık bir kış dönemi var. İşler iyi gitmeyecek.

Görünen köy kılavuz istemez. Ödeyemeyeceğimiz kiraları bize yüklemesinler belediyeden bu konuda destek bekliyoruz.

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.