Haksız rekabet yapanları sağduyuya davet ediyorum « Güle Güle Gazetesi

23 Temmuz 2024 - 14:00

Haksız rekabet yapanları sağduyuya davet ediyorum

Haksız rekabet yapanları sağduyuya davet ediyorum
Son Güncelleme :

31 Ekim 2022 - 16:39

185 views

ARTIK çok aktif olarak sektörün içerisinde olmasam da, yıllarca severek yaptığım bu mesleği çok yakından takip ediyorum. Sağolsunlar; bir yandan sektör medyası gelişmeleri yakından takip edip bizlere detaylarıyla aktarıyorlar, diğer taraftan ise dost ve arkadaşlarımız gelişmeler hakkında beni bilgilendiriyor. Artık taşıma işinde olmasam da, kendimi sektörün kopmaz parçası görüyor, bu yüzden de yapımında benim de emeklerimin olduğu Büyük İstanbul Otogarı’ndan ayrılamıyorum. Bu aralar herkesin konuşup gündeme getirdiği yegane şey; öteden beri kurtulamadığımız hastalığımız, ‘haksız ve yıkıcı rekabet… Hepimiz bu yaz sezonunda çok umutlanmıştık, bu hastalık bitti diye…

Artan maliyetleri dikkate otobüs firmalarımız, yaz aylarında taşıma fiyatlarını günün koşullarına göre yükseltmiş, uzun bir aradan sonra ceplere bir miktar para girmişti. Bu çok güzel bir örnek ve deneyimdi aslında. Hazır yolcu da fiyatlara alışmışken, hazır bizler de zarar yerine kâr ediyorken durduk yere fiyatları; hem de ciddi oranda aşağı çekmenin manası ne! Arkadaşlarımdan dinledim; firmanın birisi yazın 150 liraya yolcu taşırken, bunu 75 liraya düşürmüş.

Bu kendi topuğuna sıkmaktan başka bir şey değil. Yolcuyu alıp, rakibini zayıflattığını düşünüyor bunu yapan galiba; asıl zayıflayan kendisi oluyor.

Tamam; yolcu sayısı ciddi manada düştü, yapılması gereken fiyatları yarıya indirip zarar etmek mi, sefer sayılarını azaltmak mı?

Okuduklarımızdan yola çıkıyorum; son bir yıl içerisinde büyük firmaların da önemli kısmı doğru bir yaklaşımla seferlerinde kısıtlamaya gitmiş. Belki küçük bir haklılık payıyla şunu söyleyebilirsiniz; ‘ben yapmasam o yapıyor, o halde ben de yapayım’…

İki tane zarar edeceğine, oturun birlikte sefer planlaması yapın, ikiniz de zarar etmeyi ve hatta küçük de olsa kâra geçin. Anlaşmak, anlaşmak! İşte bunu yıllardır gündeme getirdiğimiz halde başaramadık. Ama artık çok kötü günlerden geçiyoruz.

Zayıfın ayakta kalamayacağı günler bunlar. Dün anlaşamadıysak bugün anlaşmak zorundayız. Çünkü tek çaremiz, tek çıkış yolumuz bu.

Tabii iş işten geçmeden…

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.