Volkan Metro İstanbul Bölge Müdürü Neşet Ergün: BAYRAM BİTTİ, YAZ SEZONU BİTTİ « Güle Güle Gazetesi

20 Mayıs 2024 - 18:22

Volkan Metro İstanbul Bölge Müdürü Neşet Ergün: BAYRAM BİTTİ, YAZ SEZONU BİTTİ

Volkan Metro İstanbul Bölge Müdürü Neşet Ergün: BAYRAM BİTTİ, YAZ SEZONU BİTTİ
Son Güncelleme :

02 Eylül 2023 - 15:08

4.693 views

KÖTÜ seneler geçirdik. Tarihimizin en büyük deprem felaketini yaşasak da, özellikle Kurban Bayramı tatilindeki yoğunluk, bizleri güzel günler adına umutlandırmıştı. Otobüsler dolu dolu kalkıyor, taşıma fiyatları yüz güldürüyordu. Ama başlığımızda da dile getirdiğimiz gibi ‘Bayram bitti yaz sezonu bitti’! Nedeni ortada; artan maliyetler… Mazotun fiyatı neredeyse iki kat arttı ve 40 lira seviyesine dayandı. Personel gideri desen; keza o da 2-3 kat arttı. Vergiler, cezalar da cabası. Yazın ortasında olduğumuz bugünlerde günü kurtarmanın derdindeyiz. Bu kış ne olur; Allah herkese kolaylıklar versin! Volkan Metro İstanbul Bölge Müdürü Neşet Ergün ile yaz sezonunu ve kışa dair öngörüsünü konuştuk. Daha şimdiden taşıma fiyatlarını güne göre ayarladıklarını söyleyen Neşet Ergün, bu kış için hiç umutlu konuşmadı. İşte çarpıcı söyleşimiz:

GÜLEGÜLE: Şu ana kadar geçen süreyi baz aldığımızda 2023 yaz sezonu nasıl geçti; beklentiler karşılandı mı?

Artan maliyetler çaresiz bırakıyor

ERGÜN: Özellikle Kurban Bayramı tatili ve sonrasındaki kısa süreç kelimenin tam anlamıyla müthişti. Yaz, bayram ile başladı diyebilirim. Havaların güzel oluşu, okulların tatili, bir de 9 günlük bayram tatili olunca, yaz sezonuna harika bir giriş yapmış olduk. Sektör olarak hepimiz ‘güzel günler geliyor’ diye çok umutlandık, ama bayramın bitmesi ile sanki yaz sezonu da bitti.

Bunun en büyük nedeni astronomik oranda artan maliyetler… Bayramdan önceki fiyatlarla şuan ki fiyatlar arasında yüzde 70 yüzde 80 fark var. Bugün mazotun fiyatı ortada; 40 liraya dayanmış… Personel giderlerinde de epey bir artış oldu. Yani şu anki durum, sezon olmasına rağmen bizi ne öldürüyor, ne diriltiyor. Ama otobüsü sefere göndermek zorundayız. Gidiyoruz ama mutlu değiliz. Çünkü para kazanamıyoruz. Yolcu var ama artan maliyetler sebebi ile taşıma fiyatlarımız çok geride kalıyor. O yüzden gidişat hiç de iyi değil. Biz yazın ortasında hafta içi farklı, hafta sonu farklı fiyat politikası uygularsak, ekim, kasım aylarında ne yaparız bilemiyorum. Hafta içi ile hafta sonu arasında hemen hemen 300-400 lira gibi bir fiyat farkı var. Oysa hafta içi gidenle hafta sonu gidenin ne suçu var!

GÜLEGÜLE: Bu bir nevi dinamik fiyat politikası değil mi; sıkıntı ne?

Fiyat yükseltsen yolcu bulamıyorsun

ERGÜN: Biz yöneticiler, fiyat düzenlemekten bilgisayarların başından kalkamıyoruz. Örnek vermek gerekirse;  Ankara yeri geliyor 275 liraya düşüyor, yeri geliyor 525 liraya çıkıyor. Bir günde yüzde 100 fark oluyor. Yolcu bulduğumuzda fiyat yükseltiyoruz, yolcuyu bulamadığımızda da fiyat düşürüyoruz. Yani bir gün önce gidenle bir gün sonra gidenin suçu ne.

Taban fiyat sınırlaması kaldırıldı. Bence böyle olması kötü oldu. Her şeyi insanların eline bırakmak olmaz. Devlet bazı şeyleri kendi belirleyecek.

İnsan eline bırakılırsa bizler zaten doyumsuzuz, biz her şeyin en iyisini isteriz. Bana göre devlet yanlış yaptı. Tavan fiyatını serbest bırakması yanlış. Fiyatların en yükseğini de en düşüğünü de devletin belirlemesi lazım. Ben tabiî ki de isterim 300 liralık yolu 700 liraya gitmeyi. Ama bunu devletin belirlemesi lazım. Devletin bu duruma el koyması lazım. Yani benim gideceğim yolun fiyatını ben belirlemeyeyim devlet belirlesin. Ben oturduğum yerden istersem 800 lira giriyorum, istersem 700 lira giriyorum, istersem 1 lira yapıyorum. Yolcuyu gördüğümüzde hemen yükseltiyoruz, yolcu azalınca düşüyoruz.

Neden düşüyoruz; biz diğer firmadan 2 yolcu 4 yolcu daha fazla alalım diye…  Ama yanlış.  Ne için rekabet yapıyoruz, rekabet yapanla yapmayan arasında çok büyük bir fark yok.

Bugün firmaların internet sitelerine bakıyorsunuz 20 çeşit fiyat çıkıyor. Benim 500 liraya gittiğim yolu 300 liraya giden var. Ben 500 liraya zar zor bir şeyler yapmaya çalışıyorum, sen 300 liraya nasıl gidiyorsun.

Kime gidiyorsun, ne için gidiyorsun! Aslında en büyük sıkıntı bu. Yani herkesin fiyat tarifesi aynı olsun yolcu istediğini seçsin. Kim iyi hizmet veriyorsa yolcu ona gitsin.

Yükümüz gerçekten ağır. Artık mazottaki artışa alıştık. Ancak kimsenin farkında olmadığı  bir personel gideri var. Personel giderleri çok yükseldi. Geçen sene asgari ücret 2.800 liraydı şuanda 11.400 lira yani 3 katı. Böyle olunca personel kısıtlamasına gideyim desem yapamıyorsun.  Bırakın işçi çıkartmayı işçi bulamıyorsun. O yüzden aslında bizim biletlere uyguladığımız fiyat, çok aşırı bir fiyat değil. Giderlere baktığınız zaman yüzde 300 artış söz konusu. Ama biz bunun yüzde 40 veya yüzde 70’ini biletlere yansıtabiliyoruz. Hepsini yansıtamıyorsun, yansıtsan yolcu gelmiyor.

Ekonomik şartlar ortada. Örneğin geçen gün Edirne’den 4 kişilik bir aile geldi, 1.400 lira bilet ücreti verdiler. Giderken de 1.400 lira, sadece yol masrafı etti sana 2800 lira…

Hayat şartları ortada. Fiyatta çok yüklendiğin zaman bu sefer potansiyelin düşüyor. Çok işi olmayan, çok aciliyeti olmayan artık seyahate çıkmıyor, çıkamıyor…

Bu nedenle fiyatlara da fazla yüklenemiyorsun, maliyetler ortada. O yüzden inanın otobüsçü ne yaptığını bilmiyor. Yani yola gidip geliyor ama hep zarar…

Araca bakıyorsunuz 20-30 kişi var, kurtarmıyor ama ne yapsın otobüsçü mecbur gidiyor. Gidip, geldikten sonra ‘ben ne yapıyorum’ diyor; ama işi bu adamın, yapmak zorunda. O yüzden otobüsçü de ne yaptığını bilmiyor. Bu maliyetlerle, bu şartlarla kış ayı oldukça zor geçecek. Örneğin; kış ayı geldi mi Ankara’yı düşürdüm 350 liraya. Bu ekonomik şartlarda bu maliyetlerle gidecek otobüsçüyü bulamazsın. Belirttiğim fiyatla Ankara’ya gidilmez ki!  Tüm otobüsü doldurup gitse ancak maliyetini çıkartır. Fiyatları düşürmeyip normal seviyede tutsan, bu sefer de yolcu gelmeyecek. Bu yüzden bu kış uzun hatlar için çok zor bir dönem olacak. O yüzden şuan yazın ortasında fiyat düşürüp yolcu almak için uğraşıyorsak kışı siz düşünün…

GÜLEGÜLE: Neşet Bey otobüsçü bu sıkıntıları yaşıyor ama aynı zamanda otobüsleri de yıpranıyor. Yani otobüsler çalışmaya devam ediyor.  Böyle olunca otobüslerini yenilenmesi gerekiyor. Volkan Metro olarak bu konuda bir projeniz var mı?

Eli mahkum yatırım yapıyorsun

ERGÜN: Projelerimiz var. 20 otobüslük bir yatırım yaptık. Kasım-Aralık aylarında teslim alacağız inşallah. Yatırım yaptık ama, iyi mi yaptık kötü mü yaptık, bilemiyorum. Ama bu işi yapıyorsak en iyi hizmeti de vermek zorundayız. O yüzden en azından otobüs masraflarını, bakım tamir masraflarını kısmak için bir yatırım yaptık. Yani zannedilmesin ki kazandığımız için yaptık, aslında tamamen günü kurtarmak için. Biz bu yatırımı istesek geçen sene de yapardık ama kazanamıyoruz ki yatırım yapalım.

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.