Bir firma bir haftada 84 trafik cezası yemiş; bu ağır yükü kaldırmak artık mümkün değil… « Güle Güle Gazetesi

20 Nisan 2024 - 08:15

Bir firma bir haftada 84 trafik cezası yemiş; bu ağır yükü kaldırmak artık mümkün değil…

Bir firma bir haftada 84 trafik cezası yemiş; bu ağır yükü kaldırmak artık mümkün değil…
Son Güncelleme :

31 Ekim 2022 - 16:35

167 views

UYGULANAN trafik cezaları ile ilgili hem otobüsçülerimizden hem de otobüs firmalarımızdan çok yoğun şikayetler almaya başladık.

Herkes müzdarip bundan. Özellikle denetimlerin ‘Elektronik Denetleme Sistemi) EDS üzerinden yapılması ile adeta otomatik ceza sistemi haline geldi. Bir firmaya bir hafta içerisinde tam 84 tane ceza gelmiş. İnsaf yahu!

Tabii bu konu ile ilgili öteden beri bizim hep söylediğimiz bir şey var; denetimlerin insan insiyatifinden çıkartılıp elektronik sistemler ile yapılması lazım. Ama bunu yaparken de sistemin alt yapısını iyice oluşturmak lazım. Şu andaki mevcut alt yapı ile beraber, sistem bu şekilde yürümez. Örneğin şehirlerarası yolların şehir içinden geçen bölümlerinde bölünmüş yol olmasına rağmen otobüslere 50 kilometre sınır koymuşlar. Bu konuda sadece otobüsçülerimizden değil yolculardan da ciddi şikayetler alıyoruz.

Özellikle cezaların çoğu gece yarısı geliyor. Bomboş bir yolda 50 kilometre gittiğiniz zaman yolcu da ciddi bir rahatsızlık oluşturuyor. Onun için bunu mutlaka 70 kilometreye çıkarmak lazım. Tekrar altını çizmek istiyorum; şehir içinden geçen şehirlerarası bölünmüş olan yollarda tabii, otobüsler için süratin mutlaka 70 kilometreye çıkarılması lazım. Çünkü biz toplu insan taşıyoruz, biz bir toplu ulaşım aracıyız.

İnsanlar için de en değerli şey zamandır. Özellikle uzun mesafelere yola giden şehirlerarası  otobüsler, birçok şehrin içinden geçiyor. Bu yanlış uygulama nedeniyle çok ciddi zaman kayıpları var; hem otobüsçü hem de yolcu için. Hiç değilse burada sadece şehirlerarası otobüslere 20 kilometrelik bir tolerans tanınması lazım. Aksi taktirde sıkıntı büyüyor ve şoför bulamıyoruz. Sonra suçu işleyen şoför, ceza otobüsün plakasına geliyor. Tabii ki firmanın şoförünü denetlemesi lazım. Ama firma bunu şoförden kesmeye kalkınca da şoför bulamıyoruz; çıkıyor ‘’Ben çalışmıyorum’’ diyor.

Onun için bizim buradan İçişleri Bakanlığımızdan, İller İdaresi Genel Müdürlüğü’nden, Türkiye Belediyeler Birliği’nden ricamız şu: UKOME kararlarında, şehir içinden geçen bölünmüş yollarda gerekli önlemler alınarak, 50 kilometre olan süratin en az 70 kilometreye çıkartılmasını istiyoruz. Yoksa bu cezalarla başa çıkılmaz. Dediğim gibi bir firmaya bir haftada 427 liradan 84 tane ceza geldi. Böyle bir kazanç yok, bunun bir an önce çözüme kavuşturulması lazım. Konuyla ilgili son olarak söylemek istediğim şu; İçişleri Bakanlığı, İller İdaresi Genel Müdürlüğü ve Türkiye Belediyeler Birliği ortak çalışma ile beraber Türkiye’de şehirlerin içinden geçen şehirlerarası yolların bölünmüş olan yollarda 70 km’yi otobüslere tanımaları lazım, yoksa yolcular için de yolculuklar bitmiyor.

TÜRSAB ve oda seçimlerinde daha etkili olmamız gerekiyor.

GÜNDEM olarak çok önemli iki husus daha var. Önümüzde Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği’nin yönetim seçimi (TÜRSAB) ve İstanbul Ticaret Odası’nın organ (İTO) seçimleri var. Tabii çeşitli gruplar, seçim öncesi listelerini oluşturdular. Biz de şehirlerarası karayolu taşımacıları olarak, turizm taşımacıları olarak İTO 23 Nolu Meslek Komitesi’nde özellikle olmak istiyoruz. Bu konuda görüşmelerimiz ve bir takım girişimlerimiz var, bu hafta içinde karar verilecek ve biz seçimlerle ilgili yol haritamızı çizeceğiz. Tabii gönül şunu istiyor; biliyorsunuz TÜRSAB, 1618 yasa ile kurulmuş bir birlik…

TÜRSAB’ın aslında odaya hiç ihtiyacı yok.  Orada olmalarının da zararı var mı; yok. Bizim meslektaşlarımız, bizim ve yolcularımızı taşıdığımız ortak hizmet yaptığımız bir yapı. Acentelerin temsilcisi TÜRSAB’tır. Dolayısıyla acentelik sistemi de giderek sıkıntıya girdi. Elektronik sistemler geldikçe acente sayısı azalıyor.

 İnsanlar artık internetten tur satın alımı yapıyor. Biletler de öyle, turlar da öyle bütün işlemler artık ağırlıklı olarak elektronik ortamda. Burada yapılması gereken başka şeyler var. TÜRSAB’ın da bizlerin de yapması gereken, kendi elektronik portallarımızı teknoloji platformlarımızı oluşturup, artık ortaklaşa bütün acentelerin bütün firmaların ortak olduğu yapılara doğru evrilmek lazım.

Yoksa gelir birileri ekmeğimizi elimizden alırlar. Ondan sonra da biz mücadele etmek zorunda kalırız. Birlik beraberlik içinde hareket edilmesi lazım. Dediğim gibi TÜRSAB’ın İTO’da temsile ihtiyacı yok. Çünkü TÜRSAB’ın kendi yasası var, kanunla kurulmuş bir birlik olduğu için acentelerin haklarını yeteri kadar koruyor.

Ama biz bölünme olmasın, parçalanma olmasın hep birlikte hareket etme konusunda elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Hem odada hem de TÜRSAB’ta bu bölünmelerin kimseye yararı yok. Tabii yarış olacak, bu demokratik bir olaydır. Adaylar çıkacaktır, ama dediğim gibi gerek TÜRSAB’ta gerek ticaret odalarının şeçimlerinde olsun sektör olarak bu dönemde Türkiye genelinde temsil gücümüzü arttırdığımızı düşünüyorum. Seçim yapılan birçok ilde otobüs işletmecileri komitelerde rollerini aldılar. Sektörün daha çok temsil edilmeye ihtiyacı var.

Tabii hepsinden önemlisi de, bu güçlü kurumları iyi çalıştırmamız lazım. Ticaret odalarını, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ni (TOBB) çok iyi çalıştırmamız lazım. TÜRSAB’ı iyi çalıştırmamız lazım. Daha da önemlisi siyaset ile ticareti yan yana getirerek, ortak kurumlar oluşturulması lazım. Ortak yapılar oluşturulması lazım.

Yoksa kamu tarafı ile sivil insiyatif birbirinden kopuk çalıştığı zaman mesafe alamıyoruz. İnşallah yeni dönemde bu adımlar atılır. Türkiye’de siyaset yapanlar Türkiye’de bu kurumları kazananlar ortak hareket edip ortak adımlar atarlar.

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.