• Dolar Alış / Satış: 4.8 / 4.809
  • Euro Alış / Satış: 5.592 / 5.603
  • Vakitler Güncelleniyor..
  • Hava Durumu Güncelleniyor..

U-EDTS’nin 2021’e bırakılması eksikliktir

16 Ocak 2018
U-EDTS’nin 2021’e bırakılması eksikliktir

MEVZUATI düzenleyen yeni Karayolu Taşıma Yönetmeliği geçen hafta yayınlandı. Öncelikle belirtmeliyim ki, bizim çok büyük bir beklentimiz yoktu. Dilin sadeleşmesi ve 2023 hedeflerine koşan ülkemizin vizyonuna uygun, kapasite kullanımına yönelik düzenlemeleri olumlu karşılıyoruz. Kapasite kullanımının verimliliğinin sağlanması için de, hat esasının mutlaka getirilmesi gerekmektedir. Herkes istediği yere istediği gibi sefer düzenlememelidir. Beş Yıllık Kalkınma Planı Toplantısı’nda da belirttiğim gibi; Türkiye’de müthiş bir kaynak israfı mevcut. İthal ettiğimiz akaryakıtı israf ediyoruz, döviz kaybediyoruz. Diğer yandan fazla kilometre yapıyoruz.

Çalışanlarımızı fazla yoruyoruz. Yolları fazla yıpratıyoruz. Netice olarak da bir fayda sağlayamıyoruz. İşte bu noktada U-ETDS sisteminin 2021’e bırakılması doğru değildir, 2019’dan itibaren uygulanması gerekmektedir. Belge fiyatlarının düşürülmesi zaten yıllardan beri konuştuğumuz bir meseleydi.

Fakat bizce esasen firma kurmanın zorlaşması gerekmektedir. Mesleki yeterlilik kavramının sektörümüzde oturtulması gerekmektedir. Kendi otokontrolünü sağlayamayan, kendi personelini kontrol edemeyen bir yapının artık bu sektörde müteşebbis sıfatına haiz olmaması doğru olandır. Bahsettiğimiz şerhi düşerek belge fiyatlarının düşürülmesini faydalı buluyorum. Bir diğer mesele de bu belge fiyatlarının düşürülmesinin, UBER tarzı kuruluşların mantar gibi bitmesine sebep olma riskidir. Bu da, önlenmesi gereken olası bir tehlikedir.

Otobüs yaşlarının 15’e çekilmesi tartışılabilir bir durumdur. Dikkat edilmesi gereken nokta, 15 yaşına gelen otobüsler ne olacaktır? Türkiye bunlara bir hurda bedeli mi ödeyecektir? Bu atıl araçlar Türkiye’yi bir otobüs mezarlığına mı çevirecektir? Oysa TÜV’den geçer not alan otobüslerin dünyada olduğu gibi Türkiye’de de çalışabilmesi gerekmektedir.

Doğal bir sınıflandırma yaparak eski otobüslere ucuz para, yeni otobüslere pahalı para sisteminin getirilmesinin daha uygun olacağını düşünmekteyim. Esasen biz, kanun ve mevzuatımızın diğer kanunlarla olan çelişkilerinin giderilmesini bekliyoruz.

Mevzuatlar arası ikiliğin giderilmesi adına; bakanlıklar arası koordinasyonu sağlayacak bir kurulun kurulmasını, bir ulaşım otoritesinin de artık bu işe tabiri caizse patronluk etmesini istiyoruz. Yerel yönetimler ayrı bir dünya.

D2 Belgesi 10.000 tl bandına indirildi, fakat İstanbul’da servis belgesi 40.000’den 44.000 liraya çıktı. Tabii bu maliyetler vatandaşımıza fatura edilecek.

Kaptan yaşlarının 66’ya çıkarılması, gerekli sağlık testlerinden geçmiş olma şartlarıyla kabul edilebilir. Ancak, 50 yaşından sonra insanlarda büyük bir performans kaybı yaşanıyor. Bunu hepimiz tecrübe ediyoruz.  Bu nedenle 66 yaşına kadar kaptanlarımız çalışsın fakat sektör mensupları olarak bizler bu ağabeylerimizi uzun mesafelere uzun saatler boyunca göndermeyelim, sağlık testlerini ve psikoteknik kontrollerini çok sıkı olarak denetleyelim.

Bakanlık’a teşekkür etmemiz gereken konulardan bir tanesi de bir özmal araca üç kiralık şartı… Daha fazlasını bekliyorduk ancak bu da bir adımdır. Bu konuda sektörün gerçekten bir beklentisi mevcut idi.

 

2018 ulaşımda reform yılı olmalı

2018 yılının bir Ulaşım ve Sektörde Reform Yılı olması gerektiğini defaatle dile getiriyoruz. Bu noktada da sayın Cumhurbaşkanı ve Başbakanımızın bir irade koymalarını bekliyoruz. Diğer taraftan sektörümüzün kendi reformlarını kendi yapması gerekir bu da bir gerçektir. Çünkü, şu anda yolcu taşıyoruz fakat para kazanamıyoruz.

Dünyada en iyi otobüsçülüğü biz yapıyoruz diyoruz ancak en kötü ekonomik şartlar bizde. Bu şartlar giderek bizim kalitemizi, güvenliğimizi, konforumuzu düşürecek. Bizim kaygımız budur. Otobüsçünün artık kârının, zarar ettiği kalemde olduğunu görmesi lazım. Zararlarını kâra dönüştürmesi lazım. Yüzde 30 komisyonlarını nereye harcadıklarını gördüklerinde bu resmi daha iyi göreceklerdir. Acente komisyonu ve servis maliyeti bu sektörün en büyük maliyetidir. Bunun yanında otoyol ve köprü giderlerini aşağıya çekecek düzenlemeleri de derhal hayata geçirmemiz gerekmektedir.

Bugün otobüsü 5-10 kişiyle yola çıkarmak cinayettir, devletin buna dur demesi gerekir. Sefer düzenlemeleri buna göre yapılmazsa yanlış yapıp ağlamış oluruz ki buna da hakkımız yoktur. Nasıl acente ve servis giderleri diyorsak, bizim sırtımızdaki yükün üçüncü ayağı da kapasite kullanımı ve verimliliktir. Boş otobüsü yola gönderip kâr etmenin imkansızlığını bildiğimiz halde yanlışımızda ısrar etmekteyiz.

 

Aydın Otogarı için uyarımızı yapmıştık

AYDIN Otogarı’nın yapım kararı verildiğinde heyet olarak Sayın Belediye Başkanı Çerçioğlu’na gittik. Ben, Aydın Otogarı’nın şehir dışına taşınmasının doğru olmadığını sayın Başkana ifade ettim. Otogarların halktan, şehirden koparmanın ne kadar yanlış olacağını, bunun getireceği maliyetlerin şehir halkına eziyet edeceğini kendisine anlatmıştık. Ama otogar şehrin 7-8 km dışında Menderes Nehri’nin yatağına atıldı.

Burası aynı zamanda bir atık alanı, meslektaşlarımız şu anda orada maskeyle dolaşmak zorunda kalıyor. Buradan herkesin ders çıkarması gerekiyor. Özellikle Ulaştırma Bakanlığı’mızın, yerel yönetimlerin bu keyfi kararlarına dikkat etmesi lazımdır. Eğer belediyeler böyle yapacaksa Bakanlık, bu kararları engelleyecek birtakım standartları ortaya koymalıdır. Aydın örneği çok çarpıcı bir örnektir. İnsanları çöplerin içine mahkum eden bu anlayışı eleştiriyoruz.

Yolcuyu ve işletmeciyi çöp içinde yaşatmanın faturası sonuçta bizlere çıkıyor. Sayın Hanımefendi’nin çok başarılı işlere imza attığını biliyoruz. Ancak otogar, şehrin tamamını ilgilendiren bir konudur. Aydın halkı şu anda eziyet çekiyor.

Aydın’a gelen turistler de, şu an aynı manzaranın tanığı oluyorlar. Bunlar kabul edilebilir görüntüler değil. Belediyeler otogarları şehirlerden atmasınlar. Bu duruma çok örnek verebiliriz esasında.

Erzurum, Mersin gibi örnekler de hafızamızdadır. Bakanlığımızın da otogarların yerleri noktasında birtakım standartları belirlememesi, belediyelerle bunu istişare etmemiş olması maalesef üzüntü vericidir. İnşallah 2018’de ilgili bakanlıklar, Belediyeler Birliği ile bir çalışma gerçekleştirerek bu konuya bir standart getirirler. Otogarlar; havalimanları, demiryolu istasyonları, limanlar gibi ulusal ulaşım ağının bir parçasıdır ve tek elden yönetilmelidir. Aydın Belediyesi’nin bu yanlışının, diğer belediyeler tarafından tekrar edilmemesi dileğimizle…

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

Kategoriler

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN