• Dolar Alış / Satış: 6.272 / 6.283
  • Euro Alış / Satış: 7.344 / 7.357
  • ISTANBUL:
  • Güneş:
  • Öğle:
  • İkindi:
  • Akşam:
  • Yatsı:
  • Hava Durumu Güncelleniyor..

Teknolojiyi hızlı takip etmeliyiz…

27 Şubat 2018
Teknolojiyi hızlı takip etmeliyiz…

GEÇEN hafta onbirinci 5 yıllık Kalkınma Planının sonuna geldik. Sayın Cumhurbaşkanımız ve Sayın Başbakanımız açılış konuşmalarını yaptılar. Verilen mesajlar çok açık. Cumhurbaşkanımız değişen dünyayı bize çok net bir şekilde anlattı. Türkiye’nin bu değişime ayak uydurması ve teknolojide daha ileri seviyelere gitmemiz gerektiğini vurguladı.

Ülkenin kalkınma ve büyümesi adına atılabilecek tüm adımları ve verilen çeşitli teşvikleri kendisinden dinledik. Konuşmada yer alanlar gerçekleşirse bizler için çok iyi olur. Kalkınma Planında koyduğumuz hedefler, Cumhurbaşkanımız tarafından da ifade edildi. Bugüne kadar hazırlanan Kalkınma Planları haricinde farklı bir planlama hazırlandı. Eski planlamalar daha çok geleneksel tarzda. Ancak şimdiki 5 Yıllık Kalkınma Planı teknolojiyi ve değişimi iyi anlayan bir döneme girildiğinin göstergesidir. Sayın Cumhurbaşkanımız, insanların  taleplerinin değiştiğini, globalleşmenin arttığını ve bu globalleşme içerisinde rekabetin artacağını ve Türkiye’nin Dünya’nın en büyük 10 ekonomisi arasına gireceğinden de bahsetti.

Yerli silah üretimine başlamak bir avantajdır. Askerlerimiz yüzde 70 oranında yerli silah kullanılıyor. Başka ülkelerden satın almak yerine kendi askerimize kendi üretimimiz olan silahları vermek, bizim için bir güç oluşturur. Sayın Cumhurbaşkanımız bunları bizlere aktardı.

Hedefler çok yüksek. Türkiye’nin içerisinde bulunduğu coğrafya aynı zamanda savaşın içerisinde olmamız ve buna bağlı olarak ekonomide savaşan bir ülke olarak durgun bir dönem yaşıyoruz. Bu başka bir ülke olsa çok daha kötü bir durumda olabilirdi. İşte tam da bu yüzden Türkiye’nin gücünün başka olduğunu herkes bilmelidir. Bu şartlarda bile biz çarkı döndürüp hayatlarımıza devam edebiliyorsak bunu çok iyi değerlendirmeli ve fırsata çevirmeliyiz.

İhracaatta katma değeri çok daha yüksek olacak ürünlere yönelmemiz gerektiğini, tarım ve hayvancılık konusunda dışa bağımlı olmadan kendi üretimimizi yapmamız adına teşviklerin çıkarılacağından bahsetti. Ulaşım ve hizmetler konusunda ise çok ciddi düzenlemeler geliyor. Değişime doğru bir şekilde bakmamız gerekiyor. Geçmiş 5 Yıllık Kalkınma Planlarına göre yeni planlamaya umutla bakıyorum. Türkiye, ithalat ve ihracaat arasında dengeyi oluşturmaya çalışıyor. Eğer ki bu dengeyi kurabilir ve ihracaat için katma değeri yüksek olan ürünler üretilebilirse, 2023 yılında Türkiye’nin Dünya’nın en büyük 10 ekonomisinden biri olacağına adaydır diye düşünüyorum.

Bizim şuan önümüzdeki en büyük engel Ortadoğu’da içerisinde bulunduğumuz şartlardır. Bu uygulamayı aşağı düşürebilecek olan şey bu coğrafyanın yaşadığı sıkıntılardır. Tüm bunlara rağmen Sayın Cumhurbaşkanımız çok umutlu ve güçlü bir konuşma yaptı.

Türkiye’nin 11. 5 yıllık Kalkınma Planlamasında bulunan çalışmaları iyi okuyup iyi anlayıp siyaset ile el ele vererek buna göre sermaye edilmesi gerekir. Türkiye’de büyük sermayeli şirketler çok yok. Ancak siyasetin bu sermayeyi doğru yöneten bir anlayışı olması lazım.  Bürokratik yapılanmanın biraz kırılması lazım. Gelişimin önünde bürokrasi bir engel olmaması gerekir.  Bir iş ile alakalı sorun olduğunda bu çözümleme içerisinde birden fazla bakanlık yer aldığında, işler doğru düzgün yürümüyor. Her alanda bunun sıkıntısı yaşanıyor. Yeni dönemde yani Başkanlık sistemine geçildiğinde bunun belinin kırılması gerektiğini düşünüyorum. Bakanlıklar arası koordinasyonun çözülmesi gerekiyor.  Bugün bizim sektörde Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, Sanayi Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı gibi 4-5 bakanlığı ilgilendiren konuları çözmeye kalktığımızda, önümüze ciddi önlemler çıkıyor. 11. 5 Yıllık Kalkınma Planlamasında bu sorunun çözülmesi adına adımların atılacağına inanıyorum.

Verimlilik ve kapasite kullanımının her sektörde arttırılması gerekiyor. Türkiye kaynakları kötü kullanan bir ülke olmamalıdır. Petrolü olmayan bir ülkeyiz. Bu alanda petrolü olan ülkelerle yarıştığımızın bilincinde olmalıyız. Her modun kendi yolcusunu taşıyacağı entegre bir ulaşıma geçilmesi gerektiğini kalkınma planlarında net olarak ifade ettik.  Taşıma güvenliğinin artırılması gerekiyor. Kazalar bizim sektörümüzün büyük sıkıntılarından birisi. Sayın Cumhurbaşkanımız konuşmasında tabii ki tüm detaylara giremedi. Ancak ana hatları ile gerekli açıklamaları yaptı. Devlet büyükleri ile beraber yürüyebilmemiz gerekiyor. Yerli ve milli üretimde özellikle silah ile başlayan bu atılımda çok daha hızlı ilerlememiz lazım.

Türkiye’de yerli otomobil konusunda ilerleme kaydedildi mi hala net bir bilgi yok. Ancak dünyada uçan otomobil ve dronlar konuşulurken bizim otomobili konuşmamamız lazım.

Yerli otomobilimizin bu coğrafyaya uygun toplu taşıma araçları yapması gerekiyor. İnovasyon ve tasarım konusunda teşviklerin geliştirilmesi gerekiyor. Üretici firmaların öncelikle ‘Bize ne lazım?’ sorusunu kendilerine sorması lazım. Ulaşımda engellerin ortadan kalktığı bir sistem olmalıdır. Tam alçak tabanlı, yeşil enerji kullanan taşıtların yollarda yerini alması adına teşviklerin çoğaltılması gerekiyor.  Yerli otomobil yerine uçan otomobili tasarlamalıyız. 1982 yılında uçan otomobili düşündüm ve biten projelerimden birisi buydu. Yani bunların olacağına inanıyorum. Droneler hayatımızın içine girdi. Paket taşımanın yanı sıra yakın zaman içerisinde insansız hava aracı gibi istediğiniz yerden alarak istediğiniz yere götürecektir.  Yeni ulaşım teknolojileri geliyor. Dünya’da ulaşım nereye gidiyor sürekli olarak kontrol etmeliyiz.  Geriden gelenleri taklit etmek yerine, önümüzden koşanları taklit edelim. Otomobili artık ortaçağ olarak görüyorum. Gün gelecek evlerin üstü otopark olacak ve asansörler yukarıdan aşağıya doğru hareket edecek. Gençken kurduğum bir hayaldi uçan otomobil. Uçak ve helikopter uçuyorsa otomobiller neden uçmasın dedim.

Sayın Cumhurbaşkanımızın işaret ettiği konulardan bir diğeri ise özel sektör dinamiklerinin dikkate alınmasıydı. Katılımcı bir anlayış gerektirdiği ve özel sektörün dinlenmesi gerektiğinden bahsetti.  Kamu ve özel sektör el ele vererek, 11. 5 Yıllık Kalkınma Planı içerisindeki hedeflerini yüksek tutmalılar.  Her alanda gelişmişliğimizi arttırmalıyız. Her modun kendi yolcusunu taşıyacağı kapasite kullanımında kaynak israfının önlenmesi, yeni yönetmeliklerin bu anlayış ile düzenlenmesi gerektiğini dile getirdik. Ulaştırma alt yapılarını sistemden sisteme geçişi kolaylaştıracak, insanlar için ulaşımı yük ve maliyet olmaktan çıkaracak altyapı yatırımlarının yapılması lazım. Sektörümüzde gözardı edilemeyecek bir durum var. Otobüsçülük artık bölgesel bir yapıya doğru çevriliyor. Burda özel sektörün yatırım gücü, istihdam gücü ve tecrübeleri banliyö taşımacılığı ve yerel yönetimlerde kullanılması lazım. Kamunun taşımacılık ve ticaretten tamamen çekilmesi lazım. Kamu yönetme gücünü kötüye kullanarak özel sektörün önüne engel olmamalı. Haksız rekabet ortamı yaratmamalı ve tekel oluşturmamalıdır. Malesef yerel yönetimlerin böyle eğilimleri oluyor. Şirketler kurarak özel sektörün önüne engel olabiliyor. Kamunun asıl görevi düzenleme denetleme ve altyapıdır. Bunların dışındaki tüm işleri ticaret erbabının yapması gerekir. Biz bunları trafik güvenliği ve ulaştırma politikaları içerisine koymuştuk. Sonuçları inşallah böyle olur.

Sayın Cumhurbaşkanımızın çok farklı bir özel sektöre özlemi var, bunu dile getirdi. Özel sektöründe kamu ile el ele vermesi lazım. Özel sektörün her süreçte katılımcı bir anlayışta olması gerekiyor. Yasa, yönetmelik veya mevzuat konuşulurken özel sektörün bu süreçler içerisinde yer alması lazım. Biz yaptık oldu anlayışı yerine, beraber olalım anlayışı yer almalıdır. Önce kamu yararı sonra ülke yararı sonrasında ise rekabetçi bir yapı olacak. Kar eden, vergi veren ve kayıt altında olan bir ticaret yapmalıyız. Sektörü bu şekilde şekillendirmeliyiz.

Trafik güvenliği sektör için hayati önem taşıyor

Sayın İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu 1 Mart saat 14:00 için bütün firmalara davetiye gönderdi. Emniyet Genel Müdürlüğü’nde 40-50 kişilik bir toplantı yapılacak. Son zamanlarda yaşanan trafik kazaları konusunda ortak akıl ve fikir yürütmek için bir araya geleceğiz. İçişleri Bakanımız bizzat toplantıya katılacak ve net mesajlar verecek. Trafik güvenliği konusu bizim sektörümüz için hayati önem taşıyor. Sektör mensuplarının hazır bir şekilde toplantıya gelmelerini bekliyoruz. İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü kadrosu bize destek vermeye hazır. Sektörün sıkıntıları adına doğru adımlar atalım.

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

Kategoriler

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN