• Dolar Alış / Satış: 5.464 / 5.474
  • Euro Alış / Satış: 6.203 / 6.215
  • ISTANBUL:
  • Güneş:
  • Öğle:
  • İkindi:
  • Akşam:
  • Yatsı:
  • Hava Durumu Güncelleniyor..

Teknik iflas ya da ‘borca batıklık’ durumu sonuçları ve alınması gereken tedbirler…

11 Mart 2019
Teknik iflas ya da ‘borca batıklık’ durumu sonuçları ve alınması gereken tedbirler…

                                                               

Ülkemizde son yıllarda sıkça adını duyduğumuz teknik iflas başka bir deyişle borca batıklık durumu sermaye şirketleri için büyük sıkıntılar yaratabilmektedir. Şirketlerimizin pek dikkat etmediği ancak bankalardan kredi almaya çalışırken verilen mali veriler neticesinde haberdar olduğumuz bu durum hakkında biraz bilgi edinelim. 

Borca batıklık konusu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 376. Maddesinde düzenlenmiştir

Teknik iflas aslında fiili anlamda şirketin gerçekten iflas etmesi demek değildir. Şöyle ki;

Türk Ticaret Kanunu’nun 324.maddesine göre 6762 Sayılı kanunun 324. maddesinde şirket mali durumunun bozulması halleriyle ilgili olarak;

a) Son yıllık bilançoda esas sermayenin yarısının karşılıksız kaldığının anlaşılması halinde yönetim kurulunun derhal toplanarak durumu umumi heyete bildirmesi gerektiği,

b) Şirketin aciz halinde bulunduğu şüphesini uyandıran emarelerin mevcut olması halinde aktiflerin satış fiyatları esas olmak üzere bir ara bilançosu tanzim edileceği,

c) Bu bilançoda da Esas sermayenin üçte ikisi karşılıksız kaldığı takdirde, umumi heyet bu sermayenin tamamlanmasına veya kalan üçte bir sermaye ile iktifaya karar vermediği takdirde şirketin feshedilmiş sayılacağı,

d) Şirketin aktiflerinin şirket alacaklılarının alacaklarını, karşılamaya yetmediği takdirde yönetim kurulunun bu durumu derhal mahkemeye bildirmeye mecbur olduğu ve mahkemenin bu takdirde şirketin iflasına hükmedeceği, şu kadar ki; şirket durumunun ıslahı mümkün görülüyorsa idare meclisi veya bir alacaklının talebi üzerine mahkemenin iflas kararını tehir edebileceği belirtilmiştir.

Bu durumla karşı karşıya kalan şirketlerde yöneticilerinde birtakım sorumlulukları bulunmaktadır.

TTK’ nın 375 ve 625. Maddelerinde de yönetim kurulu, müdür veya müdürler kurulunun borca batıklık durumunun varlığı halinde mahkemeye başvurması vazgeçilemez ve devredilemez görev olarak sıralanmıştır. 

İcra İflas Kanununun 179’uncu maddesinde, temsil ve idare yetkisi verilmiş kişiler ya da tasfiye memurları tarafından şirket mevcudunun borçlarını karşılamadığını bildirerek şirketin iflasının istemezlerse ve alacaklılardan birinin şikayeti olması halinde, 10 günden 3 aya kadar hapis cezası ile cezalandırılacağı hükmü bulunmaktadır. 

Şirketin finansman sıkıntısı yaşamaya başlaması, icra, haciz gibi durumlarla sıkça karşı karşıya kalması, ücret ve cari dönem borçlarını zamanında ödeyememesi, kamu borçlarının artması, çek ve senetlerini ödeyememesi teknik iflasın varlığına işaret eder.

Şirket bilançolarına bakıldığında öz varlıklar eksi duruma düşmüştür. Ancak şirket güncel gelir getirici faaliyetlerine devam etmektedir.

Böyle durumda olan bir şirketin yönetim kurulu derhal toplanmalıdır.

Borca batık olma kavramı, şirket varlıklarının bilânçoda mukayyet değerleriyle değil gerçek değerleriyle (hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de muhtemel satış fiyatlarıyla) değerlemeye tâbi tutulmaları durumunda dahi şirketten alacaklı olanların, alacaklarını alamamaları, yani şirketin kısa ve uzun vadeli borç ve taahhütlerini karşılayamaması demektir.

Yönetim kurulu hem işletmenin devamı esasına göre hem de aktiflerin muhtemel satış değerleri üzerinden bir ara bilânço düzenlemelidir.

Bu bilanço şirket aktiflerinin yıllık bilançoda olduğu gibi defter veya iktisap bedelleriyle değil de gerçek veya olası satış bedelleriyle değerlemeye alınarak hazırlanmalıdır.  Bu bilançolardan çıkan sonuçlardan genel kurula ya da müdürler kurulu haberdar edilmelidir. Gerekli tedbirler ve çözüm önerileri sunulmalıdır.

Duruma göre genel kurul ya da müdürler kurulu; sermayenin üçte biri ile yetinme veya sermayenin tamamlanmasına karar vermesi gerekmektedir. Aksi takdirde şirket fesih olmuş sayılacaktır.

Hazırlanan raporda şirket aktiflerinin, şirket alacaklılarının alacaklarını karşılamaya yetmediğinin anlaşılması durumunda, yönetim kurulu, şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesine bildirir ve şirketin iflasını istemek zorundadır. 

-Sermaye kaybı ve borca batıklık genel olarak bir fesih sebebi olarak ortaya çıkmakla birlikte yeni TTK da bu konuda istisnai bir düzenleme yede yer verilmiştir. Bu düzenleme; iflas kararının verilmesinden önce, şirketin açığını karşılayacak ve borca batık durumunu ortadan kaldıracak tutardaki şirket borçlarının alacaklıları tarafından, alacaklarının sırasının diğer tüm alacaklıların sırasından sonraki sıraya konulmasını yazılı olarak kabul etmeleri ve bu beyanın veya sözleşmenin yerindeliğinin, gerçekliği ve geçerliliğinin, yönetim kurulu tarafından iflas isteminin bildirileceği mahkemece atanan bilirkişilerce doğrulanmış olması durumudur. Böyle bir durumun mevcudiyeti halinde mahkemeye bilirkişi incelemesi için yapılmış başvuru iflas bildirimi olarak dikkate alınmayacaktır.

Düzenli periyotlarla mali tabloların takibi, nakit akışlarının ve borçların düzenli takibi şirketlerin güçlü sermaye yapıları için son derece önemlidir.

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

Kategoriler

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN