• Dolar Alış / Satış: 5.26 / 5.27
  • Euro Alış / Satış: 5.934 / 5.944
  • Vakitler Güncelleniyor..
  • Hava Durumu Güncelleniyor..

Sektörümüzün ‘evrim’e ihtiyacı var…

29 Ocak 2019
Sektörümüzün ‘evrim’e ihtiyacı var…

2019 yılına sıkıntılı başladık, sıkıntılardan biri otoyol ve köprülere yapılan zamlar.  Bunlar gündemden düşecek gibi değil, çünkü sektörün belini büktü. Ekonomik çöküntüye uğrattı. Tabii bunun sonuçları da kazalara kadar, ulaşım güvenliğine kadar taşıyor. Otobüs işletmecileri ekonomik sorunlarından dolayı nitelikli şoför barındıramıyor. Ücretler yetersiz kalıyor ve ardından sürücü yetiştirmede zorlanıyoruz. Ekonomik koşullar, yeterli sayıda sürücü kullanımını da engelliyor.

2019 başından itibaren özellikle yol ve hava şartlarından kaynaklanan kaza sayılarında bir artış var. Bu arada İçişleri Bakanımız sayın Süleyman Soylu, haklı olarak geçen yıl Ankara’da yaptığımız toplantının tekrarını talep ettiler.

Otobüs kazalarının bir an önce durdurulması, çok ölümlü kazaların ve yaralıların önlenmesi için geçen sene olduğu gibi yine aynı masa etrafında toplanacağız.

Geçen sene konuştuk, bazı önlemler aldık ama bunlar yeterli olmadı. Biliyorsunuz dijital takograf verilerinin toplanması  ve ilgili alanlara gönderilmesi konusunda bir erteleme yapıldı. Her ertelemenin bir faturası var, onun için bu ertelemelerin durdurulması lazım. Eğer bir şey ihtiyaçsa bunun çaresi bulunmalı ve uygulaması yapılmalı. Alınmış kararların ertelemesi, sonuçta kazalara davetiye çıkarıyor.

Ocak ayı içinde yapılan kazalara baktığımız zaman sürücü kusuru, ağır hava koşulları ve sürücülerin tedbirsiz olduğundan kaynaklandığını görüyoruz. 7-8 tane kaza oldu; ölümlü kazalar çok, yaralanmalı kazalar da… Tüm bunlara bakıldığında, bana göre öncelikli konu ‘ulaşımda güvenlik’ olmalıdır.

Artan maliyetlerin sonucu olarak bireysel otobüsçüyü tükettik. Şimdi firmalar kiralama yoluyla aldıklarını bile çalıştıramaz hale geldi. Hep söylüyorum; toplu taşıma yapan bu otobüsler zorunlu bir ihtiyacı karşılıyor, keyfi değil. Tarifeli taşıma yapıyorlar, bu tarifeli taşıma bu ülkede ulaşımın omurgası konumundadır.  Diğer ulaşım sistemlerinin tamamlayıcısıdır, entegrasyonun vazgeçilmez ayağıdır…  Uçaktan, trenden, vapurdan inen otobüse binmek zorundadır. Otobüsün payı her zaman hepsinden daha büyük olacaktır. Çünkü nihai hedefe gitmek için otobüs kullanılmaktadır.

Öte taraftan otobüs işletmeciliğinin de kendi evrimini yapması lazım. Bu evrimin içinde maliyetleri gözden geçirmemiz lazım. Köprü, otoyol, akaryakıt maliyetleri devlet tarafından, servis ve acente gibi maliyetleri ise bizim tarafımızdan halledilmesi geriyor.  Onun için bizim mutlaka ve mutlaka aklı kullanmamız lazım. Kaynak israfını önleyip, kapasite kullanımını arttırmamız gerekiyor. Hat esasını getirmeliyiz, otobüs işletmeciliğinde sınıflandırmaya gitmeliyiz.

Defalarca söyledik söylemeye de devam edeceğiz, masanın etrafında sivil toplum örgütlerinin de patronların da olması lazım. Mutlaka firmaları temsil edebilecek ‘patronlar kulübü’ oluşturmalıyız. Artık ortak çözümler konusunda adım atmamız gerekiyor. ‘Az olsun benim olsun’ mantığı yerine ‘çok olsun paylaşalım’ anlayışının hakim olması lazım sektörde. Mesela servis konusu; hep söylüyoruz havaalanlarında ücretsiz servis yok. Servisler ortak ve ücretli. Biz de bunu yapmalıyız.

‘Servisi kaldıralım’ anlayışını ben doğru bulmuyorum. Servisin ücretli ve kullananın ödediği bir şekle getirilmesi lazım.  Biz karayolu taşımacısıyız. Karayolu taşımacısı olarak da kendi yolcumuzu kendimiz ortaklaşa taşıyabilmeliyiz. Ortak şirket kurarak bunu yapabiliriz.

Tabii bizler, bu konuda adımlar atıyoruz. ‘Otobüs Türk A.Ş.’ diye bir şirket kuruyoruz. Kuracağımız şirket, bundan sonra Türkiye’de yapılacak ulaştırma altyapıları ve servis hizmetleri dahil ilgili bütün konularda adımlar atacak. Öncelikli hedefimiz Anadolu yakası otogarını yapmaktır. Şirketi bunun için kuruyoruz; ardından Anadolu Otogarı’ndan başlayarak ortak servisleri yapmak. Ortak şehiriçi transferlerini yapmak. Servisleri şehir içindeki transfer merkezleri ile entegre etmek. Her sokağa her mahalleye servis gönderirse, otobüsçülük varlığını sürdüremez.  Bu anlayışla yolumuza devam edeceğiz.

Artık şurası net; otobüs sayısı, hat sayısı, yolcu sayısı her geçen gün azalırken bu kadar otobüs firması ile yürümeyeceği ortadadır. Özellikle küçük firmalarımızın birleşerek  güçlenmesi lazım. Ortaklıklar kurulması lazım, belki büyük firmaların şemsiyesi altına girip daha kurumsal yapılara dönüşmesi gerekiyor.

Bu konuda Ulaştırma Bakanlığı’nın da sorumluluğu var, bu sektörün düzenlenmesi lazım. Bu sektörün bu geleneksel yapısından kurtarılıp geleceğe doğru adımlarla gitmesi için, dünyadaki örneklere bakarak daha kurumsal, mal ve mesleki yeterliliği olan büyük firmalara doğru dönüştürmemiz lazım.

Rekabeti mantık sınırlarına taşımamız lazım. Şimdi uçaklara bakıyorsunuz; tüketici haklarını ihlal edecek şekilde 10 kat fiyat artışı yapabiliyorlar. Bizler de ise yüzde 30 ile sınırlandırılmış bir indirim hakkı var. Havayolları ile rekabet yapamıyorsunuz. Kış aylarında ve yolcu olmayan dönemlerde ücretleri 50-60 lira kadar indirip, sezonda 10 kat daha pahalı bilet satabiliyorlar. Bütün bunları, tüketici haklarına saygısızlık olarak kabul etmek lazım. Ulaştırma Bakanlığı’nın havayollarına ‘bir yıl içinde üç kattan fazla fiyat arttıramazsınız’ diye bir düzenleme yapması lazım. Yani siz öyle bir fiyat dengesi sağlayacaksınzı ki, en yoğun dönemle en işsiz dönem arasındaki fiyat farkınız 3 kattan fazla olmayacak. Buna göre balans ayarı yapın; o zaman otobüs-uçak-tren arasındaki fiyat makası da mantıklı bir ölçüye taşınır ve herkes kendi yolcusunu taşır. Tabii bu arada havayollarına bakıyorsunuz Türkiye’de 52 adet havaalanı var, bunların 25 tanesi yolcunun yüzde 90’ını taşıyor geri kalan 27 tanesi yüzde 10’unu taşıyor.

Şu hatırlatmayı tekrar yapmak istiyorum; İçişleri Bakanımız sayın Süleyman Soylu 29 Ocak saat 14:00’te Emniyet Genel Müdürlüğü’nde biz sektör mensuplarıyla bir toplantı yapacak. Bu kritik toplantıda, ilgili bakanlık temsilcileri de hazır bulunacak.

Bakanlığa göndermiş olduğumuz isim listesindeki arkadaşlarımızın hazırlık yapması lazım. Katılanların ‘geçen sene konuşulup yapılanlar ve yapılamayanlar, kazaların nedenleri ve çözüm önerileri’ şeklinde bir çalışma yapması lazım. Bunu da buradan tüm meslektaşlarımıza, Sektör Meclisi üyelerine ve diğer arkadaşlarımıza duyurmuş olalım. Ben otobüslerde sürücü uyarıcı sistemlerinin mutlaka olması gerektiğine hala inanıyorum.

Burada bir firmamız bunu yaptı ve uyarıcı sistemlerin yer aldığı otobüslerde neredeyse hiçbir kaza olmadı. Özellikle dikkatsizlik, yorgunluk ve uykusuzluğa dayalı kazaların önlenmesinde sürücü uyarıcı sistemlerinin çok ama çok büyük rolü söz konusu.

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

Kategoriler

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN