• Dolar Alış / Satış: 5.377 / 5.386
  • Euro Alış / Satış: 6.091 / 6.102
  • Vakitler Güncelleniyor..
  • Hava Durumu Güncelleniyor..

SEKTÖRDE CİDDİ DARALMA YAŞANIYOR

13 Eylül 2018
SEKTÖRDE CİDDİ DARALMA YAŞANIYOR

İSTAB YÖNETİM KURULU BAŞKANI TURGAY GÜL:

Servis taşımacıları da ‘kur’ baskısı ve artan maliyetler nedeniyle kan kaybediyor. Erimenin boyutları hakkında basın mensuplarını bilgilendiren Başkan Turgay Gül, sektörü rahatlatacak adımlar konusunda somut önerilerde bulundu.

İSTANBUL Taşımacılar Birliği Derneği (İSTAB), geçen hafta sektör medyasını dernek merkezinde ağırladı. Yönetim kurulu üyelerinin tam kadro  hazır bulunduğu ‘Basınla Sohbet Toplantısı’nda, servisçilerin yaşadığı güncel sorunlar ve çözüm yolları noktasında önemli bilgiler paylaşıldı.

 

Maliyetler iki kat arttı

Sunumu yapıp gazetecilerin sorularını cevaplandıran Başkan Turgay Gül, şunları söyledi: Sektörün maliyeti, özellikle son bir yılda çok ciddi şekilde arttı. Mesela araç fiyatlarına bakalım; geçen senelerde ortalama 90-100 bin tl’ye aldığımız bir araç bugün 160-165 bin tl… Bir üst segment ise 230 bin civarında. Keza akaryakıt fiyatları da artmaya devam ediyor. Sigorta, vergi, bakım, lastik, muayene, bandrol, tamir, parça değişimi ve personel masrafları derken, maliyetlerimiz en az iki katına çıkmış oldu. Buna karşı gelirlerde bir yükselme söz konusu değil. Durum böyle olunca, haliyle sektörde ciddi bir daralma yaşanıyor.

Biz İSTAB olarak, sektörün maliyetleri noktasında önemli bir çalışma yaptık. 11 kalem gideri ele alıp, işletmecinin ayakta kalabilmesi için ne kadar kazanması gerektiğini hesaplamaya çalıştık. Çalışmamız sonucunda, servis ücretlerine ‘minimum’ yüzde 26 zam yapılması gerektiği sonucunu çıkardık. Dediğimiz gibi rakam, ‘ayakta kalabilme’ rakamı… Özellikle dikkat çekmek istiyorum; kimse artık bu sektöre yatırım yapmıyor. Araç alan neredeyse yok gibi. Üstelik kaçışlar başladı; çünkü iş sürdürülebilir olmaktan çıktı.  Bakın yaklaşık 1-2 senedir şirketler, öz sermaye ile şirketlerini destekliyorlar… Öz mal demek öz sermaye demektir. Koyduğunuz öz mal para kazanmıyorsa, siz sermayenizi eritiyorsunuz demektir.

Araçların 230 bin civarına geldiği bir dönemde ne bir tedarikçi, ne de bir şirket bu parayı bir arabaya yatırır. Alınan risk, alınan geri dönüş hesaplandığında, uzun senelerdir böyleydi; ancak rutin içinde ilerliyordu. Bir şekilde çark dönüyordu ama artık çark dönememeye doğru gidiyor. Ülkede yaşanan sorun, bizim sektörün yavaşlamasını tetikledi.  Ödemelerde gecikmeler başladı. Bu durum en önemli tehlikelerden birisidir. Bankalar olmasa sektörün ayakta durması zor. Hesabını kitabını yapan firmalar belli radikal kararlar almak zorundalar. Sektördeki araç, işe yetmeyecek konuma gelecek.

 

Aparatlar fabrika çıkışlı olmalı

Yönetmelik değişikliğinin bir yıl ertelenmesi konusuna da değinen İSTAB Başkanı Turgay Gül, şunları söyledi: Yukarıda da altını çizdiğim gibi sektörün ekonomisi ortada. Böyle bir dönemde araçlarda tadilat yapılması, belirlenen aparatları taktırması mümkün görünmüyor. Türkiye genelinde 100 bin küsur servis aracı var. Tüm bu araçların dönüşüme girmesi, sektörün kaldırabileceği bir yük değil. Çünkü  bunların hepsi bir de dolar ve euro üzerinden olacaktır. Ülkemiz inşallah öncelikle bunların yerli ve milli üretimine destek vermeye başlar. Yerli üretim ile bu ekipmanların ülkede üretilmesi sağlanırsa bizler de sektör olarak bundan büyük fayda görürüz.

Biliyorsunuz, bakanlık sektörün durumunu göz önüne alarak yönetmelik değişikliğinin uygulama takvimini bir yıl uzattı. Doğru ve nefes aldıran bir karar. Ancak bizim beklentimiz, mevzuata uygun araçların fabrika çıkışlı olarak üretilmesidir. Çünkü ek ilave ekipmanların araçlara takılması birçok soruna neden olabilir. Sonuçta elektrik aksamına, araç koltuklarına ilaveler yapıyorsunuz; bunlar birçok soruna neden olabilir.  Tüm bakanlıklarla bu konularla ilgili istişarelerde bulunduk.Türkiye geneli olduğu için bizler gibi birçok kurum başvuruda bulundu ve sonuç olarak  sektörün nefes almasını sağlayan bir erteleme kararı alındı.

 

Lise mezunu şartı yanlış!

Gül, personelle ilgili bir soru üzerine de şu ifadeleri kullandı: Sürücüler ile ilgili aşırı bir problemimiz yok. Ancak rehber konusunu çözmek o kadar kolay değil. Rehber için ‘arabanın içerisindeki çocuktan daha eğitimli olması gerekiyor’ denildi. Bana göre ise arabayı kullananın daha eğitimli olması gerekiyor. Rehberlerin psikolojik olarak bu işi yapabilecek birisi ve aynı zamanda anne olması lazım. ‘Lise mezunu olan herkes bu işi yapabilir’ mantığı bana çok yanlış geliyor. Türkiye genelinde servisçimiz hosteslikte ya kızını ya eşini ya da akrabasını kullanıyor. Bu sosyolojik bir olay; dolayısıyla lise şartının çok büyük sorunlar yaratabileceğini söyledik. Arabanın şoförü tanımadık biri; kadını tanımadığı, bilmediği şoförle çalıştırmaya ikna etmek kolay olmuyor. Öte taraftan lise mezunu bir insana, bu işi kısıtlı bir ücretle yaptırmak da kolay değil.  İlkokul mezunu olup bu işi 7-8 sene hakkıyla ve düzgün şekilde yapmış olanlar var; velilerin bizzat istediği bu hosteslere de haksızlık olmuyor mu?

 

Rekabet fiyatta olmamalıdır!

İSTAB Başkanı Gül, sektörde yaşanan rekabetle ilgili bir soru üzerine şunları söyledi: Sektördeki firmaların rekabet adına fiyatları düşürmemesi gerekiyor. Sahadan aldığım geri dönüşlerden yola çıkarak şunu söylemek isterim: Fiyat için bir işi kaybedebilirler, ama buna emin olsunlar ki yaptıkları kaliteli hizmetten dolayı iş alabilirler. Duyduğumuz bazı fiyatlar ile, bu sistemin devam etme ihtimali yok. İkinci işi yapamayanın sektörde ayakta durması çok zor; bu İstanbul’un bir gerçeğidir.  Fiyatların gerçek seviyelere erişmesi lazım.  Bu arada vatandaşa yük olmadan gelirleri yükseltme noktasında öteden beri dile getirdiğimiz bir yöntem var: Kademeli saat projesi var.

İstiyoruz, gereklidir; ancak bürokratlarımızdan hiçbiri taşın altına elini koymuyor. Kademeli saat İstanbul trafiğinin kurtuluşudur, bunu her toplantımızda söyledik söylemeye de devam edeceğiz.  Mevcut araçları 2-3 işte çalıştırabildiğimiz zaman zam taleplerimiz bu kadar olmaz. Okul servisi yapanların 8.5 ay çalışıp 12 ay yaşaması zor bir durum. Hep söylüyoruz geri kalan bu 3,5 ayda bu sisteme ve sektöre kolaylık tanımalıdır.  Okul taşımacılığı yapanların en azından motorlu taşıtlar vergisinden muaf tutulması lazım. Bu gibi destekler sayesinde yazın olan masraflarını karşılayabilirler.

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

Kategoriler

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN