• Dolar Alış / Satış: 5.377 / 5.386
  • Euro Alış / Satış: 6.091 / 6.102
  • Vakitler Güncelleniyor..
  • Hava Durumu Güncelleniyor..

HERKESİN BİR DERDİ VAR

21 Şubat 2018
HERKESİN BİR DERDİ VAR

ÜNLÜ Karadeniz türküsünde de değinildiği üzere, herkesin bir derdi var durur içerisinde. Sektörümüzün hal-i ahvalini anlatmak için bu dize yeter de artar sanırım. Sektör buhranda, kafalar karışık, işimiz zor. Her kafadan bir ses çıkıyor. Herkes kendi derdini anlatmanın peşinde. Öyle olması da gerek bir noktada ama bizdeki çok seslilik bazen ciddi sorunlara yol açabiliyor. Karayolu Düzenleme Genel Müdür Yardımcısı Sayın Mahmut Gürses diyor ki, “Herkesi memnun edemeyiz. Elimizde sihirli değnek yok.” Bence bu konuda sonuna kadar da haklı. Sözlerinin devamında da şu mesajı veriyor: “Biz bu yönetmeliği yaptık ama gelecek makul değişiklik taleplerine de açığız. Yapılması gereken bir düzenleme varsa yaparız.” Benim bu açıklamalardan anladığım şu, bürokrasi kanadı bu konuda her zaman üstüne düşeni yapmaya hazır. Peki, biz üstümüze düşeni yapmaya hazır mıyız?

Sektörü temsile yetkili bunca kuruluşumuz varken, ortak bir paydada buluşamamak gerçekten çok acı. Sektör Meclisi toplandı geçtiğimiz günlerde. Bu toplantıda hükümet kanadının söylediklerini az önce paylaştım. Peki, sektör temsilcileri neler söylediler? Toplantıda başka neler konuşuldu? Toplantı sonucunda ne karara varıldı? Kimin ne konuştuğundan ziyade konuşulanların ortak sorunları ne kadar yansıttığı önemli. Toplantı ile ilgili haberlere biraz göz attım ve işin özü sektörümüzün içler acısı haline üzüldüm. Sektör meclisini oluşturan temsilcilerimizden her biri farklı bir şeyler anlatmaya çalışmışlar toplantıda. Her bir temsilcimizin söylemine saygı duyuyorum ve inanıyorum ki her bir söylem gerçek sorunlar içeriyor. Fakat böyle her kafadan bir ses çıkarsa o mecliste sektör temsilcilerinin söz sahibi olması zor gibi görünüyor. Ne diyor Sayın Gürses; herkesi memnun edemeyiz diyor. Bu söyleminin nedeni ne? Her kafadan bir ses çıkması. Herkes bakanlıktan farklı bir şey talep ederse, bakanlığın bu taleplerin herhangi birine cevap vermesi mümkün değil. Ortak birkaç talep ile gidilirse o masaya, çözülemeyecek sorun olmaz bu ılımlı yaklaşım karşısında.

Elimizde henüz taze bir örnek var. Yönetmelik çalıştayları esnasında bakanlık D-1 ve D-2 belgeleri ile B-1 ve B-2 belgelerinin birleştirilmesine yönelik bir tasarı hazırladı. Özellikle doğu bölgesindeki taşımacılar bu girişimi çok olumlu karşıladı. Çünkü bölge kapasite itibariyle sadece D-2 veya B-2 ye yatırım yapmaya yeterli değil. D-1 veya B-1 belgesi ile de grup taşımalarını yapamıyorlar. Hal böyle olunca belgelerin birleştirilmesi fikri bölge otobüsçüsünü çok memnun etti. Aynı tasarıya batı ve güney bölgesinde çalışan turizm taşımacıları kazan kaldırdı. D-1 belgeli taşımacılar bizim işlerimizi olumsuz etkileyecekler ve pazar dengelerini altüst edecekler dediler. Kendileri şehirlerarası tarifeli yolcu taşımacılığı yapmayacaklarına göre bu tasarıdan tek taraflı olumsuz etkilenecekleri için bu tasarıyı şiddetle reddettiler. Aslına bakarsanız iki taraf da kendi açısından haklı. Burada federasyonların bu işe el atması ve bir orta yol bulması idi aslında makul olan. Federasyonlarımız bunun tam aksine bakanlığa başka bir öneri sundular. D-1 ve B-1 belgeleri ile D-2 ve B-2 belgelerini birleştirelim. Atlanan küçük bir detay var ki zaten B-2 belgesi aynı zamanda D-2’nin ve B-1 belgesi de aynı zamanda D-1’in yaptığı işi yapabilmekte. Yani isteyen zaten B-2 veya B-1 alıp hem yurt içi hem yurtdışı taşıma yapabilir ve sadece yurtiçi taşıma yapacaklar için böyle bir belge birleşimi külfetten başka bir sonuç doğurmaz. Özetle; bakanlık da tüm bu birbirine aykırı sesleri dinledi ve belge birleşiminden vazgeçti. Bence bakanlık böyle davranmakta sonuna kadar haklıydı çünkü biz henüz kendi içimizde ortak bir karar alıp bakanlıktan bunu talep etmeyi başaramadık. Herkesin isteğini yerine getirmek de mümkün olmadığına göre en iyisi olduğu gibi bırakmak, hiç ellememek dediler.

Her şeye rağmen, bakanlık bugün bu konunun ucunu hala açık bırakıyor ve ortak bir taleple gelin talebinizi karşılayalım mesajı veriyor. Yegâne amacımız sektör menfaati ise, öncelikle kendi aramızda neyin gerçekten sektör menfaatine olacağını tespit etmeli ve sektör meclisi gibi sektörün haklarını savunmamız gereken mecralara bu tespitler ışığında gitmeliyiz. Tabiri caizse, kararımızı evimizde verip öyle sokağa çıkmalıyız.

Aksi durumda, bu tür toplantılarda, herkes bir şey söyler ve hiçbir sonuç elde edilemeden geri dönülür. Sonuçta herkesin bir derdi var.

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

Kategoriler

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN