• Dolar Alış / Satış: 6.136 / 6.147
  • Euro Alış / Satış: 6.95 / 6.963
  • Vakitler Güncelleniyor..
  • Hava Durumu Güncelleniyor..

HAVAŞ gibi servislerden para kazanabilmeliyiz

16 Temmuz 2018
HAVAŞ gibi servislerden para kazanabilmeliyiz

DÜNYA nereye gidiyor, ekonomi nereye gidiyor, ulaşım maliyetleri nereye gidiyor, akaryakıt petrol fiyatları nereye gidiyor; bütün bunlara baktığımızda sektör ciddi bir darboğaz ile karşı karşıya… Uçaktan pahalı bilet satıyoruz. Bu nedenden dolayı da yolcu kaybediyoruz, bu yapımızla kaybetmeye de devam edeceğiz. Onun için bizim giderlerimizden mutlaka tasarruf yapmamaız lazım. Özellikle hep söylediğim bir şey var; servis bu sektörün başının belası ve sıkıntısı olmaya devam ediyor.

Bugün büyük firmalarımızın senelik servis giderleri 50 milyon TL’nin üzerinde… Bu taşınabilir bir yük değil. Bu ücretsiz servislere verdikleri bedelin yüzde 10’unu bile kazanamaz iken böyle bir hoyratlık yapmaya, böyle bir harcama yapmaya hiç gerek yok. Onun için bizim mutlaka ve mutlaka biraraya gelmemiz lazım. Rakip olabiliriz, sıkıntılar olabilir; ancak birbirimizin arasında ortak menfaatlarde biraraya gelemezsek bu sektörün yürüme şansı kalmaz. Bireysel otobüsçüyü tüketen, şoförü tüketen şoförün hakkını veremeyen sektör haline geldik.

Kazalar artıyor, sıkıntılar artıyor, onun için bizim mutlaka ve mutlaka bu sektörün asgari müştereklerde ortak bir hareket noktası bulması lazım.

Servis terminal ve acente yükünün büyük bir kısmını sırtandan atması lazım. Hatta servis hizmetine bırakın para vermeyi, Havaş ve Havataş gibi bizim de bundan para almamız gerekiyor.Biz yolcu taşımacısıyız, otobüs çalıştırıyoruz. Lobi kuralım ve bütün büyükşehir belediye başkanlarına ‘bırakın yolcumuzu biz taşıyalım’ diyelim. Servis hizmetlerini bizim yapmamız lazım ve servis hizmetlerini kısıtlamamız lazım. Artık tüm şehirlerimizde toplu taşıma sistemleri yapılıyor, raylı sistemler yapılıyor metrobüs hatları yapılıyor. İşte bu hatlara entegre olmuş bir servis taşımacılığını paralı hale getirirsek, servis yükünü otobüsçünün sırtından kaldırmış oluruz.

Bu konuda atılacak adımlarda herkesin destek vermesi lazım. Aksi takdirde sektörün sürdürülebilecek bir hali kalmadı.

Ben hep söylüyorum; mevcut sivil toplum örgütleri bugünkü yapısından kurtulmalı, masanın etrafına patronlar gelmeli, sorumlu yöneticiler gelmeli…

Ayda bir de olsa bir araya gelip, bu sektörün kurtuluşunun reçetesini yazmamız lazım. Ben reçeteyi biliyorum. İstanbul 25-30 adet toplama merkezi, 2 yakada otogar, 4 adet cep terminali ile beraber İstanbul’un bütün ulaşım alt yapısı tamamlanır. Bizim Büyükşehir Belediye Başkanlığımızı ikna etmemiz lazım. Ulaşımcı arkadaşlarımız bu konuyu biliyorlar ve bize destek olacaklar diye düşünüyorum.

Biz bölünmüş parçalanmış bir şekilde gidersek, birimiz bir tarafa, birimiz diğer tarafa çekersek bu iş olmayacak. Bazı arkadaşlarımızın ayrı bir takım değişimler yaptığını da biliyoruz.

Haklı tarafları olabilir ama bu doğru bir hareket noktası değil. Bizim artık biraraya gelmemiz lazım. Ortak menfaatler konusunda ortak hareket edebilecek basireti ortaya koymamız lazım.

Bu anlayıştan hareketle İstanbul’daki acente yükü ve servis yükünü kaldırıp, bu hizmetleri mutlaka kurumsal bir hale getirmemiz lazım. Havaş, Havataş, Havabus gibi bir sistem kurup, onu da kendimize mal edip, bu ortak paydamız olabilir. Bu, sektörün daha fazla işbirliği içinde çalışmasının  bir ilk adımdır. Ve toplama merkezlerini, transfer merkezlerini çalıştıran, ortak servisleri çalıştıran bir şirket kurduğumuzda, işte bu bizim en büyük paydamız olacaktır. Şirketlerimizden  daha çok para kazanacağımız bir alana dönüşecektir.

Onun için ben buradan firma sahiplerine sesleniyorum; ortak akıl, ortak hareket bizim menfaatlerimiz burada yatıyor. Geçmişi geçmişte bırakalım, gelecekte akıllı işler yapalım. Türkiye bu kadar firma ile de yoluna devam edemeyecek. Küçük firmalarımızın dış hatlarda yürüme şansı kalmadı. Dolayısyla ben küçük firmalarımızın da büyük firmalarımızın bölgeleri ve acenteleri haline gelmesinde fayda görüyorum. Yapabilen yapsın yapana saygımız var, ama yapamayanlarda artık işbirliği içerisinde hareket etmeli.

Kaynak israfını önleyecek kapasite kullanımını arttıracak tedbirler almazsak, bu sektör hergün yeni bir aktörünü kaybedecek ve büyüklerin de bu şartlar altında kar etmesi mümkün olmayacak. Bu anlayıştan hareketle biz İstanbul Otogarı için marşa bastık ama bu yetmez. Bütün Türkiye de otogarlar artık sektörün kendisinin yapıp kendisinin işleteceği bir ortaklık kurması lazım. Bunun örneği Saffet Ulusoy’un kurduğu Uno RORO… 50 bin dolar ile başladı, 50 bin dolar verenler 13 sene sonra 5 milyon Euro para aldılar. İşte bu sektörün menfaati burada yatıyor.

Arkadaşlarımız bunu görmekten aciz olmasın, hem profesyonellerimize hem patronlarımıza söylüyorum; gerçekten çok büyük bir fırsat var bunu doğru yönetelim ve buradan herkes nasibine düşeni alsın.

Bakın bankacılar sigortacılar inşaatçılar biraraya gelip ortak hareket noktalarını buluyor. Bizim sektörde bir akıl tutulması var. Bu akıl tutulmasını aşmamız lazım. Müteahhitler, bankalar, sigorta şirketleri birbirinin rakibi değil mi? Ortak menfaatler konusunda ortak hareket ediyorlar yine rekabetlerine devam ediyorlar. Büyük firmalarımızın da bu konuda öncülük yapması laızm.

Eğer büyük firmalarımız bu adımı atmazsa, o zaman  küçük firmalar ile beraber bir ittifak oluşturup onları güçlendirmek zorunda kalacağız. Ortak servisi, ortak terminalleri yapacağız ve onları kurumsal bir hale getirip onlardan güçlü firmalar doğuracağız. Şu anda firmalarımızn hepsi yeni açtıkları hatlarda ciddi sıkıntılar ve  zaralar   yaşıyorlar. Patronların da bu gerçeği görmesi lazım.

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

Kategoriler

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN