• Dolar Alış / Satış: 5.418 / 5.428
  • Euro Alış / Satış: 6.131 / 6.142
  • Vakitler Güncelleniyor..
  • Hava Durumu Güncelleniyor..

Havalimanı ihalesi, bu şartlarla hepimizi aşar

20 Eylül 2018
Havalimanı ihalesi, bu şartlarla hepimizi aşar

YENİ havalimanımız 29 Ekim’de açılacak. Herkese şimdiden hayırlı olsun diliyorum. Havalimanı taşıma ihalesi yapılmıştı, ancak iptal edildi. Bilinen gerekçe ise kamu yararının oluşmamasıdır. İkinci ihale şartlarına bakıldığında ise belirlenen şartlar sektörün boyunu aşıyor. Sektör bu işe giremez.

Buradaki planlama ne yönde anlamış değilim. Bizim sektörde bu şartlar altına girebilecek bir teşebbüs gücü yok. Ancak konsorsiyum oluşursa olabilir, bunun için de zamana ihtiyaç var. Çünkü kısa zamanda böyle bir oluşum gerçekleştirmek mümkün değil. Buradaki niyetin ne olduğunu az çok biliyoruz. Belediyelerin yan kurumları tarafından yapılarak onlar tarafından yönetilmesi gerekiyor.

Belki de ihalenin parçalanması daha hayırlı olur. Büyük otobüsçüler, küçük otobüsçüler ve minibüsçüler vs herkes kendi işini yapsın.

Tek çatı altında toplayıp belki bir işletme kurulabilir. Bu konuda İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin çalışmaları olduğunu biliyoruz. 702 milyon lira para ve 250 milyon lira toplu taşıma yapmış olma şartının istenmesi, akıllara başka bir şey geliyor.  İETT’mi bu işi alacak veya belediyeye bağlı kurumlar mı alacak;  diye düşündürüyor.

Toplu taşıma yapan kurumlar halk otobüsçüleridir, o arkadaşlarımıza vereceklerse problem yok biz mutlu oluruz.  Onların da buna gücü yetmez. İstenilen paralar ödenebilir değil.

Dünya’da bu iş nasıl oluyor diye bakıldığında; Avusturya, Almanya, Fransa ve İspanya’da ihaleye çıkıyorlar, hatları belirliyorlar, muhammen bedeller üzerinden indirim yapıyorlar veya hiç muhammen bedel de koymuyorlar.

‘Bu mesafede yolcuyu kaç liraya taşırsın’ diyorlar.  İkinci parametre, ‘bana cirodan ne kadar pay veriyorsun’. İhale işte bu şekilde yapılmalıdır. Taşıma bedeli ve cironun ortalaması alınmalıdır.

İhalelerin bir taraftan kamu yararı, diğer taraftan ise tüketiciyi korumayı hedeflemesi lazım.

Bizim insanlarımız aktarmalı taşımayı sevmiyorlar; bu nedenle o bölgede otomobil kullanımının çok daha yoğun olacağını düşünüyorum. Şu anda ülkede biraz köylere bağlı gibi yaşıyoruz.

İnsanlar memleketlerine gidiyorlar bagajları ile gidip geliyorlar. Tüm bunların sosyolojik ve demogratik sıkıntıları var.  Bu ihalelere yatırım yapacak firmaların çok cesur olması lazım.

Bu yapı ve şekil bana göre doğru bir şekil değil. Kamuya saygımız var. Otobüsçü şu an kış sezonuna girdi, otobüslerin çoğu yatacak; buna rağmen bu işe girme cesaretini gösterebilirdik ancak yeterliliğimiz yok. 250 milyon liralık taşıma yapma şartı var. Hangi sektörde bu şart var?

Hiçbirinde yok! Dışarıya bakınca da yok. Bekleyip göreceğiz. Bizim için önemli olan yolcuların medeni ve ucuz bir şekilde taşınması, kamu zararının oluşmamasıdır.

Ekim ayı geliyor. Yağmurlar başlayacak ardından soğuklar ve kar gelecek. İstanbul’un 26 noktasından çoluk çocukları ve bagajları ile açık duraklarda, havaalanına gidecek otobüslere binecekler.

Otobüs trafik nedeniyle gecikince ne olacak, sıkıntı…  Tüm bunlar göz önüne alındığında, yapılması gereken altyapı çalışmalarıdır. Havayolu, demiryolu ve denizyolu gibi tüm taşıma sistemlerinin kullanabileceği kapalı terminaller sisteminin gelmesi lazım.

Bu terminallerde 4 sistemin de yolcusu gelip oturacak ve servisi gelince binip gidecek. Bu bölgelerde bir de, özellikle turistlerin bilgi alabilecekleri bir alan olacak. İstanbul turistlerin yoğun olduğu bir bölge, onların bilgi alma alanları ise kısıtlı… Bu nedenle bu gibi uygulamalar, onlara da kolaylık sağlayacaktır. İnternetten her şeye rahatlıkla erişilebilir deniliyor, ancak birebir insan teması gerektiren konular da olabiliyor.

Ben bu 26 noktaya birer bilgi noktası koyarız. Beyaz masa koyarsınız vatandaş şikayetini yapabilir.

Tuvalet koyarsınız ihtiyacını karşılar. Mescit koyarsınız namazını kılar. Bundan 5 yıl önce  Büyükşehir Belediyesi’nde sayın Kadir Topbaş’a ilettiğimiz bu projemizin biran önce hayata geçmesi gerekiyor. Yolcular, bu şekilde yazın sıcaktan, kışın soğuktan korunabilecekler.

Bizim yolcularımız şehiriçi terminallerinde klimalı, tuvaletli hatta bazıları kahve makinesi bile koyuyor bu şekilde otobüslerine biniyorlar. Tüm bunların ulaştırma altyapısı ile, ortaklaşa bir planlama ile planlanması lazım.

Sistemden sisteme geçisin hızlandırılması lazım. Ulaştırma Bakanlığı, kendi alanındaki  raylı sistemlere dünyanın yatırımını yapıyor. Çok uzun soluklu ve çok geç gelecek. Havayollarında hızlı büyüdük.

15 senede yolcu sayısı  10 kata çıktı.  Denizyolu zaten limanlarla sınırlı bir tarifeli taşımalığı var. İş yine hava ile kara entegrasyonuna kalacak.

Hava, kara ve hatta demiryolunu da katabiliriz. Altyapılarını entegre etmediğimiz sürece, ulaşımda uygarlık seviyesi yakalanamaz.

Ulaşımda verimlilik sağlanamaz maliyetler artar. Ulaşım hem eziyet hem maliyet olur. Bu gerçekleri Ulaştırma Bakanımızın ve belediyelerimizin görmesi lazım.

 

***

Sezon bitti okullar açıldı. Hareketlilik azalıyor. Dünya borsalarında akaryakıt fiyatları artıyor. Sektörün aklını başına toplaması lazım.

Sefer sayılarını verimlilik esasına göre düzenlemesi lazım. Artık yarış, rekabet yapmak değil; aklı kullanmak zamanıdır.  Servis ve acenta yükünden kurtarmadığımız takdirde, bu sektör ayakları üzerine basamayacak yürüyemeyecekler.

Bugün yürüyenler de gelecekte yürüyemeyecek. ‘Az olsun benim olsun’ mantığı yerine, ‘çok olsun paylaşalım’ mantığı benimsenmelidir.

Tam zamanı geldi. Önümüzdeki dönem bu konuştuğum projeleri arkadaşlar ile paylaşacağız. Sonrasında gerekli adımları atacağız.

Bir şirket kurulması tasarlandı. En kısa zamanda o şirketi kuracağız.

Bu arada Metro Holding Yönetim Kurulu Başkanı Galip Öztürk bey yeniden yargılanmak için yurda yeniden giriş yaptı.

Bu özgürlüğün kendisine ve sektöre hayırlı olmasını diliyorum.

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

Kategoriler

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN