BUGÜN içinde bulunduğumuz koşullara baktığımızda; sektörümüz,“meçhule giden bir gemi” ye benziyor.Özellikle hükûmetin özel havayolu şirketlerine tanıdığı bazı “avantajlar” ve denizyollarına yaptığı yakıtta ÖTV indirimi.Buna bağlı olarak havayolu firmalarının neredeyse otobüs fiyatına uzun hatlarda yolcu taşımacılığı yapması ve ucuz havayolu taşımacılığının yapıldığı hatlardaki yolcu sayıları ve firmaların durumu içler acısı...
Seferlerde yüzde 60 azalma ve azalan seferlerdeki doluluk oranı yüzde 20-30...
Bu bölgelerde büyük bir karamsarlık yaşanıyor. Otobüsçülükle iştigal eden hiçbir kesim mutlu değil. Gelecekte mutlu olması da mümkün değil.
ENGELLEME YAPMAK...
Havacılara sağlana avantajlar ve denizde akaryakıtın ucuzlatılması, yaklaşık 6 yıllık “sancılı bir süreç”ten geçti.Bu sancıların sebebi, kanunlardaki engellerdi.Bilinçli bir sektör olsaydık ve geleceği görebilseydik, tepkimizi koyup, bunun engellenmesini sağlayabilir miydik?
Veya bundan sonra aynı hakkın bize verilmesi veyahut uygulamanın iptali mümkün müdür?
İncelemeye değer bir konu...Rekabet kuralları, AB müktesebatı ve kanunlar incelenerek bu konuda gereken girişimi yapmak lâzım. Yapıyoruz da...
Bilebildiğim kadar, dış hatlarla ilgili “engelleme” yapmak mümkün değil, ancak iç hatlarda hukuki yoldan gerekli girişimleri yapmak ve bu konuyu takip etmek olumlu sonuçlar doğurabilir.TOF olarak bunun takipçisi oluyoruz.Bir taraftan “ hukuki takip” yaparken,bir taraftan da “lobi faaliyetleri”yle konuyu sürekli gündemde tutuyoruz.Burada fırsat eşitliği ortadan kalkmıştır.
BİZİM EKSİKLİĞİMİZ...
Aynı işi, aynı amaç için yapan farklı taşıma sistemlerine birtakım imtiyazlar tanınmıştır.
Çünkü ucuzluk, sadece akaryakıtla sınırlı kalmamıştır.Şirketler; alan vergileri, limanlara giriş- çıkış kolaylıkları ve daha bir çok konuda “avantaj” lar sağlanmıştır.
Üstüne üstlük bu talihsiz süreçte, Taşıma Kanunu ve Yönetmelikle gelen ağır belge ücretleri “devlet eliyle haksız rekabet”in belgesi ve ispatıdır.Gelişmiş, tepkili toplumlarda, böyle bir “haksızlık” yapılsaydı, haksızlığa uğrayan taraf tepki koyar, sistemi kilitler ve hakkını alana kadar mücadelesini sürdürür.İşte bizim eksikliğimiz burada...En âdil çözüm; yurt dışı taşımalar dahil ya bize de ucuz mazot, ya herkese eşit fiyatla mazot/yakıt verilmesidir...
Sektörün şu anda içinde bulunduğu durum ve bölünmüşlük, böyle bir eylemin yapılmasını mümkün kılmıyor.Tabii ki sektörü ilgilendiren sadece akaryakıt fiyatları değil.
Otogar çıkış fiyatlarının iyileştirilmesi ve yeni bir düzene kavuşturulması, KDV oranlarındaki indirimler, belediye ücretlerinin yeniden gözden geçirilmesi, sektöre soluk aldıracak önemli konu başlıklarıdır.Bunlarla ilgili girişimlerimiz var ve kısa zamanda sonuç alacağımızı umuyoruz.
KAÇAK-KÖÇEK OLACAK
Toplu taşımacılık, insanın temel ihtiyaçlarından biridir. Tıpkı su, hava, ekmek gibi...
Ulaşımsız bir hayat düşünülemez.Bunu toplu yapanla, tek başına özel olarak yapan, birbirinden ayrılmalı.ÖTV, özel olanı kapsamalı, toplu taşıma yapanı kapsamamalı.
Bu temel ihtiyacı karşılayanlara, tıpkı gıda maddelerine uygulanan KDV indirimleri gibi avantajlar sağlanmalıdır.Yasal olarak mümkün olmadığı halde, yakıtı belli bir kesim için ucuzlatabilen güç, bunu da yapabilir ve yapmalı...Ucuz yakıtın kontrol ve denetimini yapmak çok kolay değil; kaçaklar, köçekler olabilir. Oldu ve oluyor da...Denizde kaçak akaryakıt satılmaktadır.Yakın geçmişte bazı TV ekranlarında ibretle izlediğimiz; denizde kullanılması gereken yakıtın karada nasıl kullanıldığını ve kirli ilişkileri hâfızalarımızdan silmemiz mümkün değil!..TV’lerde seyrettiğimiz kaçak yakıt kullanımı, buz dağının görünen kısmıdır ve bugün ülkemizde özellikle sınıra ve limanlara yakın bölgelerde yüksek oranlarda ucuz yakıt kullanılmaya devam edilmektedir.Sonuç olarak; namuslu ve dürüst vatandaş cezalandırılmakta, kalkınması ve gelişmesi engellenmektedir.
Sektörün önündeki engeller bunlarla da bitmiyor. Telif haklarıyla boğuşuyoruz.
Özellikle otobüslerde gösterilen filmler ve yayınlanan müziklerin doğurduğu “telif hakları”, çok önemli bir sorun olarak karşımıza çıktı; çıkmaya devam ediyor.
Bu olay da, yine sektördeki sivil toplum örgütlerinin yakından takip etmesi gereken konulardan birisidir.TOF olarak bu konudaki çözüm önerilerimiz kültür bakanlığımıza bildirdik ve bunun da takipçisiyiz...Sektörü “akıntıya kapılmış, meçhule giden gemi” olmaktan kurtaracağız.El birliği, güç birliği ile...