BAYRAM derken, bayramlar bitti... Yeni yıl derken, yeni yıl bitti... Sömestır tatili derken, o da bitti... Şimdi yine daha önceki köşe yazılarımda belirttiğim gibi bir “yolcu Reşat altını” gibi olmuş.Firmalar yine kendi aralarında “rekabet” sürdürüyor ki; bu yöntem, çözüm değil...
Bir firma ilk dört kişiyi 5 TL, bir diğer firma 8 TL, öbür firma 10 TL fiyatla taşıyor. Bir başka firma “gidiş sizden dönüş bizden” kampanyaları yürütüyor. Bu uygulamalar kime ait?
Sektörde bizlere örnek sayılacak ve bizlere yol gösterecek firmaların icraatı bunlar...
Bu firmalar böyle yaparsa filosunu yeniletemeyen günde ancak bir veya iki sefer gerçekleştiren küçük işletmeler ne yapacak?
Mecburen fiyatları dibe vuracak ve rekabetin önü bir türlü kesilmeyecek...Ulaştırma Bakanlığı; “100-115 kilometre arası 10 TL, 900-1000 kilometre arası 44 TL olacak” diye “taban fiyat” listesi yayınladı.Bu taban fiyatların altında bilet kesene ceza uygulanacak...
Kanun çıkartmak kolay, kararname çıkarmak mümkün, tebligat yayınlamak kolay ama mühim olan uygulanması... Tüm bunların hayata geçirilmesi için, Türkiye’nin tüm terminallerinde Ulaştırma Bakanlığı’nın “denetim büroları” açması gerekiyor. Taban fiyatın altında, firmaların fiyat indirmemesine “eyvallah” diyelim. Uçaklara gelince, tavan-taban fiyatları neden uygulanmıyor. Siz yolcu olsanız; otobüse uygulanan taban fiyatı, meselâ Diyarbakır-Ankara arası 1000 kilometre olan mesafede 44 TL’lik uçak fiyatını mı, 59 TL’lik yolcu otobüsü bilet fiyatını mı tercih edersiniz?Pek tabii ki uçağı tercih edeceksiniz...
Bu yüzden uçaklarda taban fiyatın 100 TL’den aşağı olmaması lâzım. Yoksa, meydanı uçaklara bırakıp kendi elimizi-kolumuzu bağlamış oluruz. Kanunlar herkese eşit oranda uygulanmalı. AŞTİ’ye gelince... Türkiye’nin yüz akı olan, geceleri gelen yolculara sanki “beyaz bir saray”ı andıran AŞTİde maalesef son zamanlarda tam bir laçkalık hâkim. Nedenini sorarsanız; “kentin aynası” olan bu mekân, dilenciler ve sokakta yaşayanların istilâsına uğramış durumda. Biz esnaf olarak her an “hastalık kapılacak” korkusuyla yaşıyoruz. Bu kişiler yazıhanelerin önünden ve koridorlarda önlerinden geçtikleri zaman idrar kokusundan rahatsız olmamanız imkansız. Gündüz olsun, gece olsun altına gazeteyi seren bir köşede sızmakta ve çok nahoş görüntüler oluşturmakta. Biz esnaf olarak bunlara çok üzülüyoruz.
Bunlara sahip çıkacak bir kurum yok mu? AŞTİ’yi idare edenler ya görmüyorlar veya görmezlikten geliyorlar. Başkentin aynası AŞTİ’ye yakışmayacak bir görüntü bu. Köşemde; vazifesini yerini getirmeyeni eleştirip, vazifesini yerine getirene de taktir ve teşekkür ederiz. Lütfen güzel AŞTİ’mize sahip çıkalım.