GEÇEN hafta sektörde büyük ölçüde yankı uyandırarak, Elazığ’da bütün sektörü (!) kucaklayan bir “kriz toplantısı” yapıldı.
Bu toplantının düzenlenme amacı herkesin birbirine her ortamda ifade ettiği sıkıntıları konuşmaktı. Elazığ’da; TOFED veya TOF, adı her ne olursa olsun bu tip dernekler ve federasyonların varlıklarının gerekliliği vurgulanıp, işlevselliğinin sorgulandığı bu toplantıda sonuç olarak bir “istişâre heyeti” oluşturulmuş. Bu heyet TOFED yönetimi ile bir araya gelip sorunların çözülmesi için ortak çalışma yürütecekmiş.Elazığ’da ele alınan konular ve yaşanan sıkıntıların çözümü, bütün sektörü temsil eden ya da ettiği düşünülen dernek veya federasyonların çözebileceği gibi değil. Bu tip oluşumlar ancak hükümeti mevcut yapıyı değiştirmeye sevk edebilir, sektörü düzenleme ve denetleme noktasında yol gösterme faaliyeti yürütebilirler. Ancak problem çözümünde icrayı yapamazlar.Peki, herkesçe malûm sıkıntıların çözümünü kim icra edecek? Öncelikle, böylesine büyük bir sektörün ne yazık ki hâlâ Kara Ulaştırması Genel Müdürlüğü’ne bağlı olması yanlış. Düzenleme ve denetleme konusunda bu kurum yetersiz kalıyor ve belediyeler bu kurum kararlarını uygulayamıyor ya da keyfi olarak uygulamıyorlar. Kara Ulaştırması Genel Müdürlüğü; gerek kanuni yetkisi gereği otogarların hâkimiyeti, gerekse de personel eksikliğinden dolayı denetim faaliyetlerini yerine getiremiyor. Böyle olunca da otogarlar büyük bir kargaşa, haksız rant kapısı ve halkın içine girmekten kaçındığı bir yer haline geliyor.
Çözüm ise, benzerleri enerji ve bankacılık sektörlerinde olduğu gibi güçlü bir yaptırım gücüne sahip olan düzenleme ve denetleme üst kurulu oluşturmaktır. Bu üst kurula bütün firmalar ve otogarlar organik bağlarla bağlanarak denetim altına alınmalıdır. Hatta otogar yönetimleri bu üst kurul tarafından denetlenmeli ve özellikle fahiş kiralar, peron ücretleri, otogar ortak giderleri gibi konularda “son söz mercii” olmalıdır.Kanunlar ve yönetmelikler bu sektörü iyi tanımayanlar tarafından yapıldığı ve buna rağmen bu haliyle bile denetlenmediği sürece ve de mevcut dernek veya federasyonların sadece belirli kalıplar dâhilinde ve yanlış yönetilmeleri nedeniyle bizlerin daha çok kriz toplantılarına ihtiyacı olacaktır.Üst kurul ve aktif bir dernek veya federasyon bizlerin ileride bu işi yapmaya devam edebilmesini sağlayacaktır.
Unutulmamalıdır ki gün be gün daha kötüye giden sektör için âcilen önlemler alınmazsa sektör gerileyecek ve herkes nerede hata yaptığını o zaman anlayacaktır.