GEÇEN hafta sektörel örgütlenmenin önemine dikkat çekmiş, kendi açımdan UATOD, TODER ve TOFED süreçlerini değerlendirmiştim. Tüm bunların ardından da, neden Tüm Otobüsçüler Federasyonu’nu (TOF) tercih ettiğimizi kısaca özetlemiştim.Evet;Neden TOF? Bu sorunun yanıtını, Tüm Sanayici ve işadamları Derneği (TÜSİAD) üzerinden giderek açıklamak istiyorum.
TÜSiAD, Türkiye’nin en güçlü, en etkin ve iktidarlar düzeyinde en fazla itibar edilen bir sivil toplum örgütü... Aslında bakarsanız, TÜSiAD sadece bir dernek... Üye sayısı da, öyle kabarık değil. Diğer taraftan bakıyorsunuz, üye sayısı 100 bin ve hatta milyonla ifâde edilen sivil toplum örgütleri var; ancak bunların hiç birinin hükmü TÜSiAD kadar değil. Bırakın dernekleri, işveren sendikaları bile dikkate alınması açısından TÜSiAD’ın gerisinde...
Peki neden? Bu güç nereden geliyor?Aslında her dernek ve federasyon kurulurken, “Sektörün TÜSiAD’ı olacağım” iddiasıyla kurulur. Ancak pek azı, etkinlik açısından başarılı olur. “Neden” sorusuna yanıt vermek için, öncelikle TÜSiAD hakkında kısa bir açıklama yapmak istiyorum.TÜSiAD, Türkiye’nin sayılı ve köklü holdingleri tarafından kurulmuş bir dernek. Amacı, bağlı ekonomik teşekküllerin menfaatlerini korumak ve sermayelerinin özgürce dolaşmasını sağlamak. Bunun için Türkiye’deki ekonomik ve siyasi gelişmeleri yakından takip ediyor, varlıklarının tehdit altına girdiğini hissettiklerinde de çeşitli çıkışlarla sürece müdahale ediyorlar.TÜSiAD’ı özel kılan en önemli özelliklerinden birisi de, sık sık bilimsel çalışmalar yapmaları ve bunları raporlar haline getirip iktidarlara açılımlar sunmalarıdır.
Belki abartı olabilir; birçok TÜSiAD raporu âdeta Türkiye’de “muhtıra” etkisi yaratmıştır.
TÜSiAD’ın iç yapısı da, başarısında önemli bir rol oynuyor. Dernek içerisinde birbirine rakip holdigler ve farklı anlayışlar var. Ancak dernek tarihinde bir iktidar mücâdelesi yaşanmamıştır. Çağdaş ve demokratik bir iş işleyişi var. Yönetime gelmeyi, bir bayrak yarışı olarak görüyorlar. Sırası gelenler, sermaye gücüne bakılmaksızın yönetime geliyor. Bugüne kadar su yüzüne çıkmış bir muhalefetin varlığına da tanık olmadık. Bütün üyeler, yönetimin yanında yer alıyor ve derneğin başarısı için ter akıtıyor.TÜSiAD’ı bu birkaç cümleyle anlatabilmenin imkânı yok tabii, ancak genel ilkeleriyle yapı ve hedef budur. Tabii, en en önemlisi de hiç kuşkusuz derneğin arkasında çok ama çok güçlü bir sermayenin olmasıdır.
Evet;TOF da, sektörün TÜSiAD’ı olma idealiyle kurulmuştur.Bunu çok zor ve çok çok uzun bir süreç alacağını biliyoruz. Kimse TOF’un kısa süre içerisinde büyüyüp, iktidarlar nezdinde çok etkin olmasını beklemesin. Tüm bunların bir süreç işi olduğunun bilincindeyiz.
TOF; sektörün içerisinden gelmiş, meslekte kendisini kabul ettirmiş D1 ve F1; yani firma sahipleri ile acenta sahiplerinden müteşekkil bir oluşumdur. Amacı, üyelerinin ve daha genel anlamda sektör menfaatlerini savunmaktır. Öncelikle, arkasındaki sermaye itibariyle sektörü temsil gücüne kavuşmasını hedefliyoruz. Ardından, aracılığıyla ciddi çalışmalar yürütüp sektörün önüne açacak TÜSİAD benzeri bir takım raporlar hazırlayacağız. Bir yandan sektörün kendisini dönüştürmesine yardımcı olacak, diğer taraftan bakanlıklara daha doğru politikalar oluşturmaları için malzeme sağlamış olacağız. Bu tür çalışmalarla öylesine etkin olmak istiyoruz ki, bizleri ilgilendiren konularda yapılacak yasal değişimlerde bile dikkate alınalım ve söz sahibi olalım. İç işleyişimizde de, çağdaş demokratik bir sistem oluşturacağız.
Hiç kimse TOF’ta bir iktidar mücâdelesine tanık olmayacaktır. Muhalefet kavramı da, sadece “fikre muhalefet” düzeyinde kalacak; herkes “ortak akıl” için mücâdele edecektir.