• Dolar Alış / Satış: 5.418 / 5.428
  • Euro Alış / Satış: 6.131 / 6.142
  • Vakitler Güncelleniyor..
  • Hava Durumu Güncelleniyor..

‘Evet’ densin, Bayrampaşa’yı dünyanın en modern otogarı haline getirelim

3 Ekim 2018
‘Evet’ densin, Bayrampaşa’yı dünyanın en modern otogarı haline getirelim

BAYRAMPAŞA Otogarı’nın kaderi ve İstanbul ulaştırma sistemi ile ilgili Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız sayın Cahit Turhan beyi ziyaret ettik.  Bizi nezaketle dinlediği için Bakanımıza teşekkür ediyorum. Yaklaşımları son derece olumlu. İstanbul’a bir çözüm üretmemiz gerektiğini ve sektör olarak buna hazır olduğumuzu anlattık. Uzun zamandan beri düşündüğümüz, İstanbul’da sektörün ve milletin sorunlarına çare olacağını düşündüğümüz bir çözüm ürettik. Bayrampaşa Otogarı’nın yerinde kalması gerektiğini, çünkü insanların buraya çok rahat ulaştığını dile getirdik.  Yolcunun yüzde 55’i raylı sistem ile toplu taşıma ile buraya geliyor.  Diğerleri servisler, özel araç ve taksiler ile geliyorlar. En büyük payı yine toplu taşıma alıyor. Şehiriçi ulaşım ile entegre olmuş bu otogarın yerinde kalması hem İstanbul halkının hem de ulaşımın menfaatine olacaktır.  Yeni otogar için yeni yollar, yeni alanlar, yeni trafikler vs. ortaya çıkacaktır. Bu uzun mesafeler, çok ciddi maliyetler getirecektir. Otogarın yerinde kalması konusunda genel bir kabul var. Konuştuğumuz her yetkili “Evet otogar yerinde kalmalıdır” diyor. Akıl ve mantık, doğrusunun bu olduğunu söylüyor.

Bu arada otogarla ilgili anlaşmamız, herkesin bildiği gibi mayıs değil Kasım 2019’da sona eriyor.  Eski Belediye Başkanımız bizi ziyarete geldiğinde, ‘o günü açılış kabul edemeyiz ‘denildi. Bizim asıl açılışımız kasım ayıdır. Teslimler yapıldı ama açılış yapılamadı bir sürü eksikler vardı. Yollar kavşaklar vs. derken aslına bakılırsa daha uzun süre çalışamadık.

Evet bazı eksiklikler ve sıkıntılar yok değil; ancak bunlar ıslah çalışmalarıyla ortadan kaldırılabilir. Bu noktada, Aksaray’daki uluslararası terminallerde hizmet veren meslektaşlarımız ile görüşerek onların da paydaş olabilecekleri bir düzenleme getireceğiz.

Onlara yer vereceğiz; kazanılan gelirden onlara da ortak pay vermeye razı edeceğiz. Hem İstanbul hem Aksaray sorunu çözülecek ve İstanbul’daki dağınık yapıya bir son verilmiş olunacak. Laleli’de esnaf arkadaşlarımız ile anlaşma yapabilir; onları otogara getirebilirsek alt katta bir Laleli Pazarı oluşturabiliriz. Oradaki meslektaşlarımız bavul ticaretine çok katkı sağlıyorlar, bu bilinen bir gerçek.

Aksaray’daki bu otogarların üstlendiği işlevselliği bu otogara taşımalıyız. Gerekirse oradaki arkadaşlarımız ile bir araya gelerek gelir paylaşımını konuşuruz. Belediye ve onlara da pay verebiliriz.

Aksaray’da ürünlerini koyabilecekleri bir depo kiralayıp, otogarla arasında ücretsiz bir depolama servisi oluşturulabilir. Esnaf arkadaşlarımıza çok modern bir çarşı yapmayı düşünüyoruz. Otoparkları, meydanları olan sosyal bir alan olarak düşünüyoruz. Böylece Aksaray’daki ihracat ve bavul ticaretini çözmüş oluyoruz. Tırlar artık Aksaray’a girmeyecek. Burada tırların kalkması için bir düzenleme yapabileceğiz. Uluslararası otobüslerin Türkiye’ye sağladığı ekonomik kazançları hiçbirini reddetmeden, hepsini içimize alarak ve herhangi bir maliyet yüklenmeden onlara  içimize alabileceğiz.

Bir sonraki aşamada ise otogarın 45 kotundaki peron sayısını 240’a çıkarıyoruz. Peronları akıllı sistem ile yöneteceğiz. Sabahtan akşama kadar peron benimdir anlayışı artık yok. Peronlar otogar yönetimince, akıllı sistemler ile yönetilecektir.  Aksaray sorunu çözülecek kimse mağdur olmayacak, aksine kalıcı ve uzun soluklu bir çözüm üretiyoruz.

Katlar arasında 45 ile 51 kotu arasında 48 kotunu tamamen kaldırmayı düşünüyoruz. 45-48 kot arasında yürüyen merdivenler konulacak. Bu merdivenler sayesinde alt kat ile etkileşim olacak, insanlar alışveriş yapacak, ticaret gelişecek. Yürüyen merdivenlerin yanına 4 tuvalet bloğu oluşturulacak. Otogarda insanların en büyük sorunlarından birisi tuvaletlerin erişilemez noktada olmasıdır.  Yazıhanedeki tuvaletlerin kullandırılmaması sorun oluyor.  Yürüyen merdiven yanlarına 4 tane tuvalet oluşturuyoruz. İnsanlar için kolaylık olacaktır.  Bu tuvaletler çok modern olacak. Çocuk emzirmeden daha farklı birçok ihtiyaca yanıt bulunabilecek bir tuvalet olacaktır.

45 kotunu otogarın tamamına hizmet eden aydınlatılmış, modern meydanları olan kafe, restoran, alışveriş merkezi ve otoparkları olacak. Bu kata otobüs girmeyecek. Servis arabaları ve otobüsler sadece üst kata gelecekler.  Otoparklarımızı genişletme adına, raylı sistemler üzerindeki alanlara çelik konstrüksiyon ile otopark yapmayı düşünüyoruz. Dolaşım yolları ücretsiz hale gelecek, 25 dakika olayı kökten çözülmüş olacak. Belediye ile bunları oturup konuşacağız. Yeni uzatma süresi içinde 20 milyon dolara yakın bir yatırım yapılacak. Bu otogarda geçmişten gelen haklarımızı göz önüne alarak 25 yıllık bir uzatma süresi talep ediyoruz. Bu dönemde kurallar için belediye ile oturacak, işletme önergesini belediye ile birlikte hazırlayacağız. Belediyeden de yöneticiler içimizde yer alacak. Her yanlışın bir bedeli ve yaptırımı olacak. Belediyeden gelen, içimizdeki yönetici arkadaşlar denetim mekanizması olarak çalışacaklar. Böyle bir yapı oluşturmaya çalışıyoruz. Burası yaklaşık 6 bin personeli olan, aslında 6 bin nüfuslu bir ilçe gibidir. Bu sayı yaz aylarında 11 bine kadar çıkıyor. Dolayısıyla burası büyük bir ilçe gibi yönetilecektir. Burada güvenlik ve asayiş sorunları var; bunları da İçişleri Bakanımız ile görüştük. Emniyet Genel Müdürümüz ile görüşeceğiz. Görüşmelerimiz sonrası İstanbul Valiliği, Büyükşehir Belediyesi, İstanbul Emniyet Müdürlüğü, İlçe Emniyet Müdürlüğü dahil devam edecektir.  Dünyanın bu en büyük otogarını, en modern otogarı yapacak bütün projeleri gördüğünüz gibi düzenledik. Sayın Ulaştırma ve Altyapı Bakanımıza ve bir önceki Ulaştırma Bakanımıza, Büyükşehir Belediyesi Ulaşımdan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcımız  Adil Karaismailoğlu ve Muzaffer Hacımustafaoğlu beye de bu proje anlatıldı ve genel anlamda kabul gördü.

Uzatma süresi için Yönetim Kurulumuz, büyük ortağımız sayın Galip Öztürk beyin sözü var. Uzatma konusunda aldığımız her süreyi ortaklarımız ile paylaşmaya hazırız. 20 milyon dolara yakın yatırım yapılacak. Meclis Başkanımız, eski başbakanımız Binali Yıldırım beye öncesinde gidip bunu anlattık. Şimdi son randevuyu da ondan talep ettik, ondan haber bekliyoruz. Bu konuyu sayın Cumhurbaşkanımız ile paylaşacak ve inanıyorum ki sektör olarak bizi mağdur etmeyeceklerdir.

Biz kuracağımız yeni şirket ile sadece İstanbul’da değil, otobüs işletmecilerimiz ile birlikte Türkiye’nin her yerinde kendi otogarını yapan ve işleten bir anlayış ile yolumuza devam edeceğiz. Biz hizmet sektörünü yurt dışına da ihraç etmeyi düşünüyoruz. Ticaret  Bakanı, Ekonomi Bakanı ile yaptığımız toplantılarda bunları gündeme  getirdik. Örneğin Batum’daki otogarı biz işletiyoruz. Bir model oluşturabilirsek, otogar yatırımlarını tıpkı tavan yaptıran yatırımlar gibi Balkanlar’da, Kafkaslar’da, dünyanın çeşitli coğrafyalarına hizmet ihracatı başlatacağız. Bulgaristan’da Gürcistan’da hem uluslarası hem yurtiçinde taşımacılık yapan  meslektaşlarımız var. Arabistan’dan, Almanya’dan talep var. Tabii hükümet ve ilgili kurumların desteğine de ihtiyaç var.

Türkiye’de karayolu yolcu taşımacılığını hem diğer sistemlerin alternatifi hem de tamamlayıcısı olarak daha uygar ve daha medeni bir şekle getireceğiz.  Bu arada servis hizmetlerini de konsolide etmeyi planlıyoruz. Sektörün maliyetleri arttı. Akaryakıt fiyatları yükseldi. Kısa mesafede taşıdığımız yolcuların çoğunluğu öğrenci ve öğrencilerin ihtiyaçlarını karşılayabilmek için maliyetlerimizi aşağıya çekmemiz lazım. Ulaştırma Bakanımıza 3. köprüyü değil 2. köprüyü kullanalım dedik. Bin 500 tane otobüs geçiriyoruz. Bu sayı yaz aylarında 2 bin 500’e çıkıyor. 2. Köprüyü bize kullandırın Alibeyköy bir ara durak olarak devam etsin. Bu şekilde orada tekrar hayat olur, oranın da işletmesine talibiz. Üstelik 2. köprüyü kullanırken 3. köprünün parasını hatta yüzde 10 fazlasını da vermeye hazırız.  Çünkü 3. köprüye gidiş dönüş yaparken 140 km fazladan yol yapıyoruz.  Ücret konusunda devletin bir kaybı olmasın, İstanbul halkı da eziyet görmesin; tüm mesele budur…

Sayın Cumhurbaşkanımız, sayın Meclis Başkanımız, sayın Ulaştırma Bakanımızdan özellikle rica ediyorum; belediyeden yetkililer ‘siz neden 2. köprüyü kullanmıyorsunuz, İstanbul halkına yazık değil mi’ diyorlar. İzmit, Sakarya, Bursa’ya giden insanlar 72 kilometre fazladan yol yapmak zorunda kalıyorlar. Toplamda bin 500 otobüs için bu bedeli biz yine ödeyelim, ama insanların zamanlarını kaybetmeyelim. Sektör olarak biz, boş yere fazladan akaryakıt harcamayalım. Bunu seneye vurduğunuz zaman çok ciddi rakamlar ortaya çıkıyor.

Bu arada Harem Otogarı da bu sektörün yıllardır kanayan yarası… Harem çok az kullanılıyor. Toplam kapasitenin sadece yüzde 15’ine cevap verebilecek seviyeye düşmüştür. Çok geride kaldığı için, oraya erişmek çok zorlaşmıştır. Anadolu yakası otogarı için halen yer belirlenmediği için sektör Ataşehir bölgesinde darma dağınık bir yapıdadır.

Ciddi maliyetleri var, devamlı yer değiştirilerek de sıkıntılar yaratılıyor. İstanbul halkına eziyet ediliyor.  Bu nedenle Kurtköy Mehmetçik Vakfı içerisinde 80 dönümlük alanın 60 dönümlük alanında bir otogar projesi hazırladık. Bunu Ulaştırma Bakanımıza takdim ettik. Yerin mülkiyeti bilgilerini kendilerine aktardık. Müsbet bir sonuç beklentimiz var.

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

Kategoriler

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN