• Dolar Alış / Satış: 5.377 / 5.386
  • Euro Alış / Satış: 6.091 / 6.102
  • Vakitler Güncelleniyor..
  • Hava Durumu Güncelleniyor..

ÇARŞIYA GÖRE PAZAR

12 Mart 2018
ÇARŞIYA GÖRE PAZAR

GEÇEN hafta; pazar koşulları, pazar liderliği, pazardaki daralma gibi konulara biraz değindim. Sonrasında, sektörü temsille yetkilendirdiğimiz bir meslektaşımızın geçmişteki bir tepkisi geldi aklıma. Kurmuş olduğu cümleyi kelimesi kelimesine hatırlayamıyorum ama herkes eleştiriyor kimse çözüm önerisinde bulunmuyor gibi bir şeyler söylemişti eleştirilere tepki olarak. Bu tepkiyi o zaman gayet yerinde ve haklı bir tepki olarak görmüştüm. Bir kararı, bir davranışı eleştiriyorsanız şayet; olması gerektiğini düşündüğünüz şekli de ortaya koymak durumundasınız. Aksi halde eleştiri havada asılı kalır. Buradan yola çıkarak ben de, pazarı girmiş olduğu bu darboğazdan çıkarmanın yolları üzerine biraz kafa yoralım istedim.

Pazarın daralması birçok etkenin birleşimi ile oluşan bir sonuç elbette. En önemli etkenlerden biri olarak, ikinci elde yaşanan değer kaybını gösterebiliriz. Pazarın en çok tutulan araçlarında bile ikinci el değer kaybı ciddi derecede yüksek. Beş yılda bir model yenileyen bir otobüsçü, her beş yılın sonunda, iki adet aracını satıp yerine ancak bir adet sıfır km araç alabiliyor. İkinci el değer kaybının azaltılabildiği oranda yeni araç satışlarında artış görüleceği şüphesiz. Bunun için yapılabilecek en önemli şey ise ihracatın önünü açmak. Ülkemizde ikinci el otobüs pazarında ihracatın önü yıllardır kapalı maalesef. Çevremizde, özellikle yolcu taşımacılığı sektöründe, teknolojiyi bizden daha geriden takip eden birçok ülke var. Bunların arasında sınır komşularımız da mevcut üstelik. Gel gör ki, biz onlara rahatlıkla ikinci el araçlarımızı satamıyoruz. Temsilcilerimizin bu konuda defalarca söylemleri oldu. Herhangi bir icraat henüz yok maalesef ama söylem de bir adım olarak değerlendirilebilinir. Lakin temsilcilerimizin talep ettikleri şekliyle bu işin olması zor. Onlar diyorlar ki ihracatın önünü açın bize de yetki verin, biz bu işin başındaki kurumlar olarak piyasadaki ikinci el araçları toplayıp yurt dışına satalım. Sizin bu talebinize en büyük itiraz ana sponsorlarınız olan üreticilerden gelir bir kere. Her üreticinin bir ikinci el parkı var, bu parkların oluşturulma ve ikinci el şirketlerinin kurulma amacının sadece takasa araç almak olduğunu düşünmüyorsunuz herhalde. İkinci el parkları oluşturulmaya başlandığında asıl amaç ikinci el araçları alıp yurtdışına satmaktı. O konuda da beklenen pazar oluşmadı. Amaçlara ulaşılamamasının yegâne sebebi bürokratik engeller. Ülkemizde maalesef ikinci el ürün ihracı ile ilgili ciddi problemler var. Benim esas değinmek istediğim ise, ne temsilci federasyonlarımızın ne de üreticilerimizin yapmak istediği şekilde bir ihracat modeli aslında. Ben olayın tabanda, malın esas sahibinde çözülmesinden yanayım. Şöyle ki; ben, bir otobüsçü olarak, otobüsümü yurtiçinde istediğim kişiye satabiliyorsam bunu yurtdışında da sorunsuz yapabilmeliyim. Aracımı yurtdışına satmak için ihracatçı firmalara komisyon ödemek zorunda kalmamalıyım.

Başka bir önemli etken olarak ise, akaryakıttan söz etmek mümkün. Akaryakıt giderleri kontrol altına alınabilirse, bunun pazarı canlandırmakta önemli bir rol oynayacağı aşikâr. Akaryakıt giderlerini kontrol altına almanın tek yolu ÖTV iadesi. Bakın ÖTV indirimi demiyorum, iadesi diyorum. İhracatçılara uygulanan KDV iadesi benzeri bir uygulamayla, herhangi bir taşıma belgesine sahip araçlara, dönem sonunda akaryakıt alışverişleri üzerinden belli miktarda bir ÖTV iadesi sağlanabilir. Temsilcilerimiz ve üreticiler gerekli lobiyi oluşturabilirlerse bunu hayata geçirmemek için hiçbir teknik sebep yok. Üreticileri de oyuna dâhil etme sebebim, yarattıkları katma değer sayesinde hükümet nezdinde bizden daha fazla söz sahibi olacaklarına inanmamdır. Ayrıca, pazarın canlanmasının üretime sağlayacağı katkıyla, üreticiler de bu hamleden kısa sürede olumlu bir dönüş sağlayacaklardır.

Üstelik böyle bir hamle neticesinde oluşacak katma değer, iade edilecek ÖTV nedeniyle oluşacak bütçe açığını kapatmaya fazlasıyla yeter. Önemli olan bunu hükümete anlatabilmek ve hissettirebilmek olacaktır ki bu da ancak üreticilerin desteği ve katkısıyla olur.

Pazarı rahatlatmak adına bulunabilecek daha birçok çözüm var şüphesiz. Biraz üzerinde düşünerek çok daha farklı alternatiflere ulaşabilmek mümkün. Önemli olan olaya hüsnüniyetle yaklaşmak. Niyet neyse akıbet odur.

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

Kategoriler

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN